Değerli meslektaşlar, iyi çalışmalar.
Tasfiye sürecine girmeyi planladığımız bir firmamızda şu iki hususta görüşlerinize ihtiyaç duymaktayım:
- Şirketin özkaynaklarının negatife düşmesi (TTK 376) sebebiyle, bilançoyu artıya geçirmek adına 331 Ortaklara Borçlar hesabındaki tutarları 529 Diğer Sermaye Yedekleri hesabına virmanlamayı düşünüyoruz. Tasfiye süreci sonuna kadar bu tutarın 529 hesapta kalması ve sermaye artırımına konu edilmemesi durumunda, tasfiye sonunda ortaklara iadesi aşamasında stopaj veya vergi incelemesi açısından bir risk oluşur mu?
- eksiye düşen özkaynaklarla tasfiye sürecine girilip tasfiye süreci sonlandırılır mı?
- Şirketin mevcut vergi borçları bulunmaktadır. Ticaret sicilinden kapatma işlemini tamamladıktan sonra vergi dairesine kapanış dilekçesini verdiğimizde; dairenin borçtan dolayı kapanışı reddetme yetkisi var mıdır? Kapanış dilekçesi sonrası (tasfiye sonu kurumlar vergisi beyannamesi hariç) periyodik beyanname verme yükümlülüğümüzün hukuken sona erdiğini teyit edebilir miyiz?
Daha önce benzer süreci yönetmiş olan üstadların paylaşımları için şimdiden teşekkür ederim.
Paylaşırke
Sayin beyhansrn
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinde sayılan giderlerin indirilebilmesi mümkün bulunmaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesiyle her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla geçmiş yılların beyannamesinde yer alan zararların kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek üzere kurum kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı maddesinde, son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulunun, genel kurulu hemen toplantıya çağıracağı, bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunacağı, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurulun, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirketin kendiliğinden sona ereceği hükme bağlanmıştır.
Konuya ilişkin açıklamaların yapıldığı "6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ"in 5 inci maddesinde,
"1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının ya da üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde yönetim organı, genel kurulu hemen toplantıya çağırır. Genel kurulun gündem maddeleri arasında, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının karşılıksız kaldığı belirtilir.
(2) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının ya da üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı durumlarda farklı bir gündem ile toplantıya çağrılmış olsa dahi bu husus genel kurulda görüşülür.",
"Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde genel kurul" başlıklı 7 nci maddesinde,
"(1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde, toplantıya çağrılan genel kurul;
a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve Kanunun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre sermaye azaltımı yapılmasına,
b) Sermayenin tamamlanmasına,
c) Sermayenin artırılmasına,
karar verebilir.",
"Sermayenin tamamlanması" başlıklı 9 uncu maddesinde de,
"(1) Sermayenin tamamlanması, bilânço açıklarının ortakların tamamı veya bazı ortaklar tarafından kapatılmasıdır. Kanuni yedek akçelerin yitirilen kısımlarının tamamlanmasına gerek yoktur. Sermayenin tamamlanmasına karar verilmesi halinde her ortak zarar sebebiyle karşılıksız kalan tutarı kapatacak miktarda parayı vermekle yükümlüdür. Her ortak, payı oranında tamamlamaya katılabilir ve verdiğini geri alamaz. Bu yükümlülük, sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde olmayıp karşılıksızdır. Ayrıca yapılan ödemeler, gelecekte yapılacak sermaye artırımına mahsuben bir avans olarak nitelendirilmez.
(2) Sermayenin tamamlanmasında, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından Kanunun 421 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, limited şirketler bakımından ise 603 ve devamı maddeleri uygulanır.
Bu cumle onemli bu cumleye dikkat et. Sermayenin tamamlanamaması, bazı ortakların kendi istekleriyle tamamlama yapmasına engel oluşturmaz.
(3) Bilanço zararlarının kapatılması için getirilen yükümlülükler uyarınca yapılan ödemeler öz kaynaklar içerisinde sermaye tamamlama fonu hesabında toplanır ve takip edilir."
düzenlemelerine yer verilmiştir.
SONUC
Yukarıda yer alan Kanun hükümleri ve anılan Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde, bilanço zararlarının kapatılması için şirketinizin ortaklarına olan ticari ve mali borçlarının sermaye tamamlama fonu hesabına aktarılması halinde, aktarılan söz konusu tutarların, şirketiniz tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında sermayeye ilave edilmemesi ve bununla ilgili vergi mevzuatında bir istisna hükmü bulunmaması nedeniyle, kurum kazancına dâhil edilmesi gerekmektedir.
Bu iki cumleyi degerlendiedigimizde 331 rakami 529 alip sermayeye ilave etmeniz ( Tasfiye islemi dahil) bununla ilgili vergi mevzuatında bir istisna hükmü bulunmaması nedeniyle, kurum kazancına dâhil edilmesi gerekmektedir.
Sorulariniza Gelince
1-Şirketin özkaynaklarının negatife düşmesi (TTK 376) sebebiyle, bilançoyu artıya geçirmek adına
331 Ortaklara Borçlar hesabındaki tutarları
529 Diğer Sermaye Yedekleri hesabına virmanlamayı düşünüyoruz. Tasfiye süreci sonuna kadar bu tutarın 529 hesapta kalması ve sermaye artırımına konu edilmemesi durumunda, tasfiye sonunda ortaklara iadesi aşamasında
stopaj veya vergi incelemesi açısından bir risk oluşur mu?
Evet
2- Eksiye düşen özkaynaklarla tasfiye sürecine girilip tasfiye süreci sonlandırılır mı?
Evet
3- Şirketin mevcut vergi borçları bulunmaktadır. Ticaret sicilinden
kapatma işlemini tamamladıktan sonra vergi dairesine kapanış dilekçesini verdiğimizde; dairenin borçtan dolayı kapanışı reddetme yetkisi var mıdır?
Hayir
4- Kapanış dilekçesi sonrası (tasfiye sonu kurumlar vergisi beyannamesi hariç) periyodik beyanname verme yükümlülüğümüzün hukuken sona erdiğini teyit edebilir miyiz?
Evet