6111'den Kaynaklanan Geçmiş Yıl Zararları

FUNDA

Katkı Sunan Üye
Üyelik
14 Haz 2005
Mesajlar
280
Konum
İstanbul
Merhabalar

6111 den dolayı bilançoda gözüken geçmiş yıl zararı için

- geçmiş yıl zararlarını kara mahsup edip sonra kalanı kar dağıtı mı yapabilir miyim?

- yoksa önce kar dağıtımı yapıp sonrada bilançoda gözüken geçmiş yıl zararını ortaklara hisseleri oranında pay mı edeyim ?

bu konuda ki uygulama konusunda bilgi rica ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,845
Konum
İSTANBUL
Sayın FUNDA

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 1 seri no.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin "Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların Beyanı" başlıklı (C) bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yapılmış olup, 6111 sayılı Kanunun 11/2 inci maddesi kapsamında ortaklardan alacaklara ilişkin beyan edilen tutarların "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına alınacağı ve ayrıca nazım hesaplarında takip edileceği belirtilmiş ve konu ile ilgili örnek uygulamalara yer verilmiştir.Ayrıca, aynı bölümün "4-Diğer Hususlar" başlıklı alt bölümünde ise; 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ödenen vergilerin, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilemeyeceği, bu kapsamda beyan edilen tutarlar ile ödenen vergilerin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ile kurumlar vergisi mükelleflerince 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yapılan beyanla ilgili olarak söz konusu tutarların ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacağı açıklanmıştır.Yine aynı Genel Tebliğde; Bilançoda görülmekle birlikte işletmede bulunmayan kasa mevcudu ile ortaklardan alacak hesaplarının 689 no.lu Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar hesabına kayıt edilerek kayıtlardan düşüleceği ve aynı zamanda Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak Nazım Hesaplarda kayıtlara alınacağı ve Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılmayacağı ifade edilmiştir.

Mali İdarenin Mukteza Düzeyinde Görüşü:

Yapılan düzeltme işlemleri sonucu oluşan ticari zararların kurum kazancından indirilmesi ile yedek akçelerden ve geçmiş yıl karlarından mahsup edilmesi ile ilgili Mali İdare tarafından verilen muktezalarda aşağıdaki görüşlere yer verilmiştir. Bilindiği üzere, 27.03.2013 tarih ve 28600 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 425 seri No’lu VUK Tebliği ile özelgeler artık özel olmaktan çıkmış genel hale gelmiştir. (Konu için adı geçen tebliğ ve bu tebliğin açıklaması ile ilgili

02.04.2013 tarih ve VUK-63/2013-8 sayılı sirküler incelenebilir).İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 12.03.2013 tarih ve 84098128-125[15-2012/9]-145 sayılı muktezası;

“….şirketiniz 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında beyana konu edilen ve "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilen tutarın, beyannamede kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurum kazancına eklenmesi gerekmekte olup, bu Kanun kapsamında kayıtların düzeltilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararın, izleyen yıllarda kurum kazancından indirim konusu yapılması da söz konusu değildir.…..şirketinizce 6111 sayılı Kanunun 11/2 inci maddesi kapsamında kayıtların düzeltilmesi nedeniyle "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilen tutar gerçek anlamda ticari bir zarar niteliği taşımadığından; söz konusu zararın, geçmiş yıl kârlarından veya yedek akçelerden mahsup edilmesi halinde, bu mahsup işlemi kâr dağıtımı olarak değerlendirilecek ve mahsubu yapılan tutar üzerinden de kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.

Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 14/05/2013 tarih ve 49327596-125[KVK.2012.ÖZ.32]-114 sayılı, 30.07.2013 tarih ve 38418978-125[6111-11/3]-807sayılı muktezaları:

“….şirketinizce 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında ortaklar cari hesabının düzeltilmesi sonucu "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilecek tutar gerçek anlamda ticari bir zarar niteliği taşımadığından kurum kazancından indirilmesi mümkün olmadığı gibi geçmiş yıl kârlarına mahsup edilmesi halinde söz konusu mahsup işlemi kar dağıtımı olarak değerlendirilerek bu tutar üzerinden kar dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 21.05.2013 tarih ve 62030549-125[9-2012/125]-748 sayılı muktezası:

“….Şirketinizce 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesi kapsamında kasa mevcudunuzun düzeltilerek "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilen tutar gerçek anlamda ticari bir zarar niteliği taşımadığından kurum kazancından indirilmesi mümkün olmadığı gibi geçmiş yıl kârlarına mahsup edilmesi halinde söz konusu mahsup işlemi kar dağıtımı olarak değerlendirilerek bu tutar üzerinden kar dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.”
 
Son düzenleme:

5520

Katkı Sunan Üye
Üyelik
2 Tem 2012
Mesajlar
330
Konum
ankara
Bu zarar esasında fiktif bir zarardır. Dolayısıyla da bir şirketin 200 TL geçmiş yılı karı bulunuyor ve 6552 sayılı kanun kapsamındaki beyanı nedeniyle 70 TL de KKEG yazdı ve zarar olarak kaydetti.
Normal şartlar altında geçmiş zararlarını mahsup etmeden kar dağıtımı mümkün değil. Ancak, bu fiktif bir zarar ise dağıtılabilir karın hesabında da dikkate alınmaması gerekir.
Hatta 6552 sayılı Kanuna ilişkin Tebliğin 74 üncü maddesini anlatan bölümünde yer alan "Öte yandan, mükelleflerce kâr dağıtımı yapılması halinde, ticari bilanço açısından dağıtılabilir ticari kâr tutarı, 6552 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi kapsamında beyan edilen ve "689 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar" hesabı altında muhasebeleştirilen tutarlar dikkate alınmaksızın tespit olunacaktır." ifadesi bunu düşündürüyor.
Ne kadar kar dağıtılacağı hususunu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile ayrıca görüşmek faydalı olabilir.
 

5520

Katkı Sunan Üye
Üyelik
2 Tem 2012
Mesajlar
330
Konum
ankara
Uzun bir süre görüştüğüm meslek mensubu Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile yaptığı görüşmeler sonucunda 6111 den kaynaklanan zararın fiktif olduğunu ve kar dağıtımına etki etmediğini kabul ettirdiğini belirtmişti.
Her ne kadar vergi mevzuatındaki bir açıklama TTK açısından bağlayıcı olmasa da mükelleflerin görüşlerini kuvvetlendirecektir.
 

Benzer konular

Üst