Apartman Görevlisi İşten Çıkartılırsa

hakan1972

Katkı Sunan Üye
Üyelik
29 Kas 2012
Mesajlar
143
Konum
istanbul
23 Yıl hizmet vermiş Apartman Görevlisi, Apartmanın yıkılacak olmasından dolayı işten çıkarılıyor.
Kıdem, İhbar tazminatları hesaplanıp verilecekti ancak kendisi
Hizmet İş Sendikasından aldığı hesap pusulasıyla bütün hesapları alt üst etti.
Buna göre
Hafta Tatili Pazar ücreti olarak = 130 pazar %50 zamlı günlük ücret*130
Fazla mesai olarak= 1350 saat
Genel Bayram ve Tatil ücreti olarak 65 bayram günü *günlük ücret
ve en önemlisi
Yıllık İzin ücreti olarak 23 yıl sanki hiç izne çıkmamış gibi hesaplama yapılmış.
Bunlar alt alta toplanınca anormal bir para verilmesi gerekiyor.
Benim aklıma takılan
Geriye dönük hakların istenmesinde zaman aşımı süresi 10 yıl mı?
5 yıl mı? süresiz mi?
işkanunun 32.maddesinin en altında
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
maddesini baz alarak bütün yapılan hesaplamaları 5 yıl ile sınırlandırabilirmiyim?
Teşekkürler
 
Kıdem 10 yıl. zaten siz kıdemi ödüyorsunuz . diğerleri 5 yıl olacak.

Üstad cevap için teşekkür ederim.Ancak
Eğer Apartman görevlisine kıdem tazminatını vermezsem apartman görevlisinin bana dava açma süresi 10 yıl
Diğer alacaklarını vermezsem dava açma süresi 5 yıl oluyor.
Bizim mevzumuz ise kullanılmayan yıllık izinlerin tüm çalışma hayatı boyunca yani 23 yıl ile hesaplanması.
Yöneticinin elinde kayıt olmadığından mecbur yıllık izin parası verilecek
Ben kanun maddesini arıyorum ki haksız yere verilecek (her sene yıllık izne çıkmış) bu parayı minimize edelim.
Aşağıdaki makale kafamı karıştırdı? Buna göre geçmişe dönük eğer elinizde belge yoksa ne zaman işe başlamışsa
yıllık izin parası işverenden talep edilebilir.

4857 sayılı İş Yasası’nın 59. maddesinin çok açık ve yoruma imkan vermeyen hükümleri dikkate alındığında; öngörülen zamanaşımının dava ve talep zamanaşımı süresini gösterdiği, kullanılmayan veya kullandırılmayan yıllık izinler ile ilgisinin olmadığı ve bu anlamda bir sınırın bulunmadığı, işçinin kullandırılmayan bütün yıllık ücretli izinlerini talep edebileceği, sadece bu talebi iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 5 yıl içinde yapması gerektiği, iş sözleşmenin devamı içinde böyle bir sürenin de olmadığı, çalışma yaşamında “yıllık ücretli izinlerde 5 yıllık zamanaşımı var ve bu nedenle de işçi ancak kullanmadığı 5 yıllık iznini ve ücretini talep edebilir.” şeklindeki düşünce ve uygulamanın yasal olmadığı, bu yöndeki düşünce ve uygulamalardan vazgeçilerek Yasa’da öngörülen zamanaşımı hükümleri bağlamında hareket edilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.
 
Böyle birşey olmaz. İzin ücretinde zaman aşımı 5 yıldır.
Yani geriye dönük ancak 5 yıl ödeneir.
Zaten dava konusu olursa mahkemeler izin kullanmadan uzun süreler çalışmanın " hayatın genel akışına aykırı" olduğu yönünde karar veriyor.
Fazla mesai ve hafta tatili çalışması da aynı şekilde.
 
Kararın Çeşidi : Temyiz Kurulu Kararı
Kararın Konusu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kararın Numarası : 26649
Kararın Tarihi : 30.09.2003

KONU: İşçinin çalışırken kullanmadığı izinlerine ilişkin izin ücretlerinin, yıl sınırlaması olmadan, hizmet akdinin sona ermesiyle başlayan zamanaşımı süresi içinde talep etmesinde ve idarenin de bu talebi yerine getirerek izin ücreti ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı.

1442 nolu ilâmın 13'üncü maddesiyle, 818 sayılı Borçlar Kanununun 126’ncı maddesinde işçilerin ücretleri hakkındaki alacak ve davalarda beş yıllık zaman aşımı süresinin bulunduğu, 14.4.1998 tarihinde emekliye ayrılan …………….’in 1992 yılına ait izin ücretinin, zaman aşımına uğradığı için ödenmemesi gerekirken ödenmesi nedeniyle ……………….-liraya tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi zaman aşımı süresine ilişkin kanun hükümlerinin ve Yargıtay kararlarının yanlış yorumlandığını, muaccel olmayan alacak için zaman aşımı süresi başlamadığından zaman aşımının söz konusu olmadığını, Yargıtay'ın konuya ilişkin kararlarının, hizmet akdinin sona ermesinden sonra beş yıllık zamanaşımı süresi içinde çalışırken kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin ödenmesi yönünde olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmektedir.

İşçinin çalışırken kullanmadığı izinler için izin ücreti talep etmesi söz konusu olmadığından, izin ücreti muaccel olmamakta, muaccel olmayan alacak için zaman aşımı süresi de başlamamaktadır. Çalışırken kullanılmayan izinlere ilişkin izin ücretleri hizmet akdinin sona ermesiyle (yıl sınırlaması olmadan) muaccel olmaktadır. Dolayısı ile alacak ve dava zamanaşımı süresi 14.04.1998 tarihinde emekli olan işçi için alacağının muaccel olduğu bu tarihte başlamaktadır. İşçinin çalışırken kullanamadığı izinlere ilişkin izin ücretlerinin, yıl sınırlaması olmadan, hizmet akdinin sona ermesiyle başlayan zamanaşımı süresi içinde talep etmesinde ve idarenin de bu talebi yerine getirerek izin ücreti ödemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle 14.04.1998 tarihinde emekliye ayrılan ………….’in 1992 yılına ait izin ücretinin talep edilmesinde ve ödenmesinde zamanaşımı söz konusu olmadığından ilamın 13’üncü maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına, karar verildi.
 
Eh madem mahkeme kararlarını çok iyi yorumluyorsunuz. Burda niye tartışıyorsunuz. Bunun aksine kararlar da mevcut aynen benim söylediğim gibi izin kullanmadan çalışmanın mantıklı olmadığını kabul eden mahkemeler.
 
Eh madem mahkeme kararlarını çok iyi yorumluyorsunuz. Burda niye tartışıyorsunuz. Bunun aksine kararlar da mevcut aynen benim söylediğim gibi izin kullanmadan çalışmanın mantıklı olmadığını kabul eden mahkemeler.

Üstad bana görede zaman aşımı olması gerekir.Tamamen size katılıyorum.Ancak
sendikanın kapıcının eline verdiği hesap pusulasında
Kullanılmayan izin 23 yıl denipte 23 yıl üzerinden hesap yapılınca araştırma içine girme ihtiyacı hissettim.
Zaman aşımı denince kafalar karışıyor. Dava açma zaman aşımıyla geçmişe dönük para isteme zaman aşımı farklı.
Kısaca
apartman görevlisine
benim sendikanın hesabının yanlış olduğunu geriye dönük alacaklarda zaman aşımı süresinin
5 yıl olduğunu ispatlayacak kanun maddesini göstermem gerekir.
İŞkanununun 32.maddesi buna uygun mu?bilmiyorum burada ücretten bahsediyor.
 
Böyle birşey olmaz. İzin ücretinde zaman aşımı 5 yıldır.
Yani geriye dönük ancak 5 yıl ödeneir.
Zaten dava konusu olursa mahkemeler izin kullanmadan uzun süreler çalışmanın " hayatın genel akışına aykırı" olduğu yönünde karar veriyor.
Fazla mesai ve hafta tatili çalışması da aynı şekilde.
İzin ücretinde , evet haklısınız diğer ücretler gibi zaman aşımı 5 yıldır. Ancak izin hakkı doğrudan ücret olarak doğmamakta,
sözleşme fesih tarihi itibariyle ücretin alınması hakkı doğar,
bu durumda da 23 yıl boyunca izin kullandırdığını ıspatlayamayan işverenden, fesih tarihinden itibaren 5 yıl içinde , izin sürelerine ait ücret istenebilir Nizam bey
 
Evet isteyebilir,Y.izin ücreti konusunda zaman aşımı süresi,hizmet akdi devam ederken işlemez,iş sözleşmesinin sona erdiği tarihden itibaren işler ve beş yıl dır hesabı sözleşmede aykırı hüküm yok ise kanunda belirtilen sürelerdir,ödemesi ise son ücret üzerinden,
Tespit olunan y.ïizin ve buna bağlı olarak karşılığı tespit olunan y.izin ücreti üzerinden takdiri indirim yapılamaz,ancak takdiri indirim açısından ,aynı işyerinde uzun süre(10-15-20 yıl)çalışan işçinin hiç (10 gün bile)y.izin kullanmamış olması da düşündürücü olsa gerek,bu manada muhtelif karalar olduğu ileri sürülmektedir,ancak bu noktada şahsi düşüncem her bir dava konusu olayın ,farklı özelliklerine bağlı olarak sonucununda farklı olabileceğidir.
 
Evet isteyebilir,Y.izin ücreti konusunda zaman aşımı süresi,hizmet akdi devam ederken işlemez,iş sözleşmesinin sona erdiği tarihden itibaren işler ve beş yıl dır hesabı sözleşmede aykırı hüküm yok ise kanunda belirtilen sürelerdir,ödemesi ise son ücret üzerinden,
Tespit olunan y.ïizin ve buna bağlı olarak karşılığı tespit olunan y.izin ücreti üzerinden takdiri indirim yapılamaz,ancak takdiri indirim açısından ,aynı işyerinde uzun süre(10-15-20 yıl)çalışan işçinin hiç (10 gün bile)y.izin kullanmamış olması da düşündürücü olsa gerek,bu manada muhtelif karalar olduğu ileri sürülmektedir,ancak bu noktada şahsi düşüncem her bir dava konusu olayın ,farklı özelliklerine bağlı olarak sonucununda farklı olabileceğidir.


Katılıyorum. Aynı anlamda iki mahkeme kararı bizzat bende var.
 
Üst