Ynt: Bağımsız denetçinin cezai sorumluluğu
Yeni TTK'nın ilgili maddeleri :
"A) Genel olarak
MADDE 397- (1) Anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tabloları denetçi tarafından, uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da denetim kapsamı içindedir."
"B)Konu ve Kapsam
MADDE 398- (1) Şirketin ve topluluğun finansal tabloları ile yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimi; envanterin, muhasebenin ve Türkiye Muhasebe Standartlarının öngördüğü ölçüde iç denetimin, bu Bölüm hükümleri anlamında 378 inci madde uyarınca verilen raporların ve 397 nci maddenin birinci fıkrası çerçevesinde yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun denetimidir. Bu denetim, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kanuna ve esas sözleşmenin finansal tablolara ilişkin hükümlerine uyulup uyulmadığının incelenmesini de kapsar. Denetleme, geçici 2 nci ve geçici 3 üncü maddelerde öngörülen kurul ve kurumun belirlendiği esaslar bağlamında, denetçilik mesleğinin gerekleriyle etiğine uygun bir şekilde ve özenle gerçekleştirilir. Denetleme, şirketin ve topluluğun, malvarlıksal ve finansal durumunun 515 inci madde anlamında dürüst resim ilkesine uygun olarak yansıtılıp yansıtılmadığını, yansıtılmamışsa sebeplerini, dürüstçe belirtecek şekilde yapılır.
"
VI - Denetçinin ve işlem denetçilerinin sorumluluğu
MADDE 554- (1) Şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi; şirketin kuruluşunu, sermaye artırımını, azaltılmasını, birleşmeyi, bölünmeyi, tür değiştirmeyi, menkul kıymet ihracını veya herhangi bir diğer şirket işlem ve kararını denetleyen işlem denetçisi ve özel denetçiler; kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur. Kusuru iddia eden ispatlar."
660 sayılı KHK
"Denetimden doğan sorumluluk
MADDE 24 ? (1) Bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler; denetledikleri finansal tablo, bilgi ve raporlara ilişkin olarak hazırladıkları bağımsız denetim raporlarının denetim standartlarına aykırı olması ile bu raporlardaki yanlış, eksik ve yanıltıcı bilgi ve kanaatler nedeniyle doğabilecek zararlardan hukuken sorumludurlar. Bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçiler, verdikleri hizmetlerden doğabilecek zararları karşılamak amacıyla genel şartları Hazine Müsteşarlığınca belirlenen sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine Müsteşarlığının görüşü alınarak Kurulca belirlenir."
Bu düzenlemeler çerçevesinde;
1- Denetçiler denetim standartlarına göre denetim yapmalıdır.
2- Etik kurallara da uymalıdır.
3-Denetçinin kusurlu olduğunu ispat, iddia edene aittir. Buradaki kusur: Denetçinin, denetim standartları ve etik kurallara uygun olmayan bir şekilde görüş belirten bir rapor vermesidir (taksirle veya kasten). İddia edenin bunu ispat etmesi gerekir. Öte yandan KGK, denetçinin bahsedilen düzenlemelere aykırı bir durum ve fiilini tespit ederse, re'sen de denetçiye ceza verebilecektir.
4-Denetçi finansal tablolar, dipnotlar ve faalliyet raporundaki her hileyi bulmak zorunda değildir. Yeter ki bu hile, karar vericilerin (pay sahipleri, alacaklılar, devlet, bankalar vb. ) kararlarını etkileyecek düzeyde olmasın. Çünkü denetçinin bildireceği görüş, kesin, tam bir güvence yerine yüksek doğruluk içeren bir güvence verecektir (reasonable assurance-makul güvence). (Zaten finansal tablolar, dipnotlar ve faalliyet raporunun %100 doğru olduğunu bunları hazırlayanlar dahil kimse garanti edemez)
Karar vericilerin kararını etkilemeyecek düzeydeki bir hile için denetçi sorumlu tutulamaz. Ancak aksi durumda denetçinin sorumluluğuna gidilebilir. Yani denetçi karar vericilerin kararlarını etkileyebilecek düzeydeki hileleri bulmakla yükümlüdür, sorumluluğuna gidilebilir. Ancak, bu mutlak bir yükümlülük ve sorumluluk olarak algılanmamalıdır. Çünkü burada devreye, denetçinin, denetim standartlarına ne kadar uygun hareket ettiği girer. Denetçi denetim standartlarına uygun bir şekilde denetimini gerçekleştirmiş ve bunu da ispat etmiş ise (denetim dosyası, çalışma kağıtları, denetim planları vs.) hukuken sorumlu tutulmayabilir. Fakat bu sefer de ticari itibarı sıkıntıya girer (bakınız: Arthur Andersen) Bence "mükemmele yakın bir hile" olasılığı her zaman vardır. Yani siz denetçi olarak elinizden geleni yapın bazı hileleri tespit edemeyebilirsiniz. Onun içindir ki denetçilere sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmektedir.
5-ERTANN'ın verdiği örnekte yer alan düzeye hata veya hileleri ihmalkarlık gösterip bulamayan bir denetçinin zaten bu işi yapmaması gerekir.
6-Bahsedilen düzeydeki hatalara rağmen, denetçi kasten olumlu görüş veriyor ise; bu görüşten zarar gören ilgililer (banka) denetçinin sorumluluğuna gidebilir( şu ana kadar böyle bir dava açıldığına dair bir bilgim yok fakat kesin olacaktır.). Ki bence ispatı da hiç zor olmaz. Bu durumda işin içine kesin KGK da girer. Sonuç: TTK 554 (zarardan sorumluluk) + KGK (denetim lisans iptali veya askı) + itibar kaybı