Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar
Merhaba Arkadaşlar aşağıda "Sermaye Piyasası Kurulu" tarafından yayınlanan Bağımsız denetimlerde dikkat edilecek hususlar yer almaktadır
Bu sahaya girecek genç arkadaşlara bu sahada halen görev yapan biri olarak bir fikir vermesi bakımından gönderiyorum Gelecek hafta yapılacak spk bağımsız denetim lisanslama sınavlarına girecek tüm arkadaşlara başarılar dilerim Paylaşım her zaman gereklidir İyiçalışmalar
Bağımsız Denetimlerde Dikkat Edilecek Hususlar
1. Bağımsız Denetimlerde Genel Olarak Dikkat Edilecek Hususlar
Bağımsız denetim çalışmalarında genel olarak dikkat edilecek hususlara aşağıda yer
verilmektedir.
1.1. Denetimin planlanması
Bağımsız denetim çalışmasının etkili bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bağımsız
denetçinin bağımsız denetimi planlaması gerekir. Bağımsız denetimin planlanması, çalışmaya
yönelik genel bağımsız denetim stratejisinin saptanmasını ve bir bağımsız denetim planı
geliştirilmesini ihtiva eder ve bağımsız denetim riskinin makul bir düzeye indirilebilmesini
amaçlar.
Genel bağımsız denetim stratejisi, diğer hususların yanında; bağımsız denetim ekibinin
çalışmalarının yoğunlaştırılacağı, uygun önemlilik seviyesinin ve önemli yanlışlık oluşma
riski yüksek olan alanların ön tespitini, iç kontrolün etkinliğine ilişkin kanıt toplamak üzere
planlama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesini, son dönemde işletmeye özgü
konularda, sektörde, finansal raporlamada ve ilgili diğer konularda meydana gelen önemli
değişiklikler gibi önemli faktörlerin gözden geçirilmesini kapsar.
Bağımsız denetimin planlanması devam eden bir süreç olduğu için, koşullardaki
değişiklikler planlanmış denetim tekniklerinde bir takım ayarlamalara gidilmesini
gerektirebilir. Bu itibarla, faaliyet gösterilen ekonomi veya piyasadaki koşullar değiştikçe,
denetçinin, denetim risklerini ve değişen şartların finansal raporlama üzerindeki etkilerini
tekrar değerlendirmesi gerekebilecektir.
Dolayısıyla, denetimler planlanırken veya mevcut planlar gözden geçirilirken,
ekonominin ve ilgili sektörün durumunun şirketlerin faaliyetlerini ve finansal raporlamalarını
etkileyebileceği hususu göz ardı edilmemelidir1.
1.2. İşletmenin faaliyet koşullarının ve çevresiyle olan ilişkilerinin anlaşılması ve bu
konulara ilişkin önemli yanlışlık riskinin değerlendirilmesi
Bağımsız denetçi finansal tablolarda hile, usulsüzlük veya hatadan kaynaklanabilecek
önemli yanlışlıkların bulunmadığına dair makul ölçüde güvence sağlamak zorundadır.
Bağımsız denetçinin, finansal tablolarda hata, hile veya usulsüzlükten kaynaklanan
önemli yanlışlık riskini değerlendirebilmesi ve bu çerçevede yeterli ilave bağımsız denetim
tekniklerini tasarlayarak uygulayabilmesi, iç kontrol sistemi de dahil olmak üzere işletmeyi,
faaliyet koşullarını ve çevresiyle olan ilişkilerini kavramasını gerektirir.
Bağımsız denetçinin işletmeyi, faaliyet koşullarını ve çevresiyle olan ilişkilerini
kavraması için aşağıdakiler hakkında bilgi edinmesi gerekmektedir.
a) İşetmenin faaliyet gösterdiği sektörü de içeren dış faktörler:
1 Konunun, Seri:X, No:22 Tebliğinin 9?uncu Kısmı çerçevesinde ele alınması ihmal edilmemelidir.
- Bu faktörler, rekabetçi çevre, tedarikçiler ve müşteri ilişkileri, teknolojik
gelişmeler, finansal raporlama esasları çerçevesinde yasal düzenlemeler,
yasal ve politik çevre, sektör ve işletmeyi etkileyen çevresel zorunluluklar ve
genel ekonomik durum gibi diğer dış etmenleri içerir.
b) İşletmenin seçtiği ve uyguladığı muhasebe politikaları da dahil olmak üzere
işletmenin yapısı
c) Amaçlar ve stratejiler ve finansal tablolarda önemli ölçüde yanlışlığa sebep
olabilecek faaliyet riskleri:
- Faaliyet riskleri; işletmenin amacına ulaşmasını ve stratejilerini
uygulamasını olumsuz yönde etkileyen her türlü durum, olay, eylem veya
eylemsizlikten veya uygun olmayan amaç ve stratejileri ortaya koymaktan
kaynaklanır. Ekonominin genel durumu, faaliyetlerini doğrudan
etkilemektedir.
- Bağımsız denetçi, faaliyet riskinin finansal tablolar üzerinde önemli bir
yanlışlığa sebep olup olmayacağını değerlendirirken, işletmenin içinde
bulunduğu koşulları da göz önünde bulundurur
d) İşletmenin finansal performansının ölçümü ve gözden geçirilmesi:
- Performansın işletme içindekiler veya dışındakiler tarafından ölçülmesi,
işletme üzerinde belli bir baskı yaratır; oluşan bu baskı, işletme yönetimini,
işletmenin performansını geliştirmeye veya finansal tabloları manipüle
etmeye teşvik edebilir. Bağımsız denetçinin işletmenin performans ölçümleri
konusunda bilgi edinmesi, üzerinde baskı oluşan işletme yönetiminin
yapacağı işlemlerle neden olabileceği önemli yanlışlık riskinin
değerlendirilmesinde yardımcı olur3. Ekonomide oluşan dışsal nedenlerle
işletmelerin yaşayabileceği sıkıntılar, işletme yöneticilerinin performansını
da olumsuz etkileyebilecektir.
e) İç kontrol: Bağımsız denetçi, muhtemel önemli yanlışlık türlerini belirleme,
önemli yanlışlık riskini etkileyen faktörleri gözden geçirme ve ilave bağımsız
2 Örneğin, bağımsız denetçi işletmenin sürekliliği varsayımı ile ilgili bir değerlendirme yaparken, aynı riskin
daralan bir ekonominin getirdiği diğer risklerle birlikte işletmenin faaliyetleri üzerindeki daha uzun vadeli
etkilerini de dikkate almak zorundadır.
3 Örneğin, işletme yönetimi tarafından üretilen performans ölçümüne ilişkin raporlar, işletmenin büyüme veya
verimlilik açısından sektördeki diğer işletmelere göre olağanüstü bir gelişme kaydettiğini gösteriyorsa ve
işletmede performansa bağlı teşvik primi uygulaması söz konusu ise, bu durum bağımsız denetçi tarafından
finansal tabloların hazırlanması sırasında işletme yönetiminin taraflı davranmış olabileceğine dair muhtemel bir
gösterge olarak dikkate alınır.
denetim tekniklerinin zamanlama, kapsam ve yapısını tasarlama süreçlerinde iç
kontrol sistemine dair edindiği bilgilerden yararlanır.
- Ekonomi veya sektördeki gelişmeler denetim riskini artırabileceğinden,
bağımsız denetçilerin işletmelerin iç kontrol sisteminin etkili bir şekilde
işleyip işlemediği konusuna daha fazla eğilmeleri gerekecektir. Müşteri
işletmelerin riskli alanlara yönelik kontrollerinin varlığı ve işlerliği mutlaka
kontrol edilmelidir.
- Buna ek olarak, müşteri şirketin finansal bilgileri tutan, hazırlayan veya
kontrol eden ekibinde herhangi bir azalma olması halinde, işletmelerin iç
kontrol sistemlerinde gedikler oluşma ihtimali de artacaktır.
1.3. Denetim tekniklerinin tasarlanması
Ekonomik ortamdaki değişiklikler ?yapısal risk? ve ?kontrol riskini? artırabilir. Bu
durumda artan ?tespit edememe riskini? azaltmak için, denetimde uygulanacak tekniklerde bir
takım değişikliklere gidilmesi veya yeni teknikler uygulanması gerekebilir.
Bu kapsamda,
- Bazı denetim tekniklerinin etkinliğini artırmak gerekebilir. Örneğin; denetçi, eskiden
denetim kanıtı olarak işletme içi kaynaklarla yetindiği bazı durumlarda işletme dışı
kaynaklara yönelmeye başlayabilir.
- Denetim tekniklerinin zamanlamasını değiştirmek gerekebilir.
- Denetim tekniklerinin kapsamını değiştirmek gerekebilir. Örneğin, denetim
örneklemelerinde, daha geniş örnek kümeleri kullanılabilir.
1.4. Denetim komiteleriyle kurulacak iletişim
Muhasebe tahminleri veya muhasebe politikalarıyla ilgili olanlar başta olmak üzere,
müşterilerin denetim komiteleriyle görüşülecek hususlar da dikkat edilmesi gereken bir başka
konudur.
Denetçinin, ayrıca, şirketin muhasebe politikalarının makul olup olmadığı yönündeki
değerlendirmelerini ve bunlar hakkındaki eleştirilerini denetim komitesiyle görüşmesi
gerekmektedir.
Örnekler;
- Yeni muhasebe politikası seçimi veya mevcut politikaların değiştirilmesi
- Tahminler, yargılar ve belirsizlikler
- Olağandışı işlemler
- Önemli finansal tablo kalemlerini ilgilendiren muhasebe politikaları
Muhasebe tahminleriyle ilgili olarak; denetçinin, işletme yönetiminin önemli muhasebe
tahminlerini yaparken kullandığı yöntemler ve bu tahminlerin makul olup olmadığı
yönündeki denetçi değerlendirmeleri hakkında denetim komitesinin bilgilendirilip
bilgilendirilmediğini tespit etmesi gerekmektedir.
2. Muhasebe Tahminlerinin Denetimi
Muhasebe tahmini, kesin ölçüm yapılamayan durumlarda bir kalemin tutarının
yaklaşık olarak belirlenmesini ifade eder. Bağımsız denetçi, muhasebe tahminleriyle ilgili
yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı elde etmek zorundadır.
Tahminler, genellikle meydana gelmiş ya da meydana gelmesi muhtemel olaylara dair
sonuçların belirsizlik gösterdiği durumlarda yapılır ve kanaat kullanılmasını içerir. Muhasebe
tahminlerinin mevcut bulunduğu durumlarda, önemli yanlışlık riski daha yüksektir.
Tahmin yapılması gereken muhasebe kalemlerine ilişkin örneklere aşağıda yer
verilmektedir:
- Stokları ve ticari alacakları tahmin edilen gerçekleşebilir değerlerine indirmek için
ayrılan karşılıklar,
- Sabit kıymetlerin maliyeti üzerinden tahmin edilen ekonomik ömürlere göre
amortisman ayrılması nedeniyle ortaya çıkan karşılıklar,
- Gelir tahakkukları,
- Ertelenmiş vergiler,
- Açılan davalarına ilişkin karşılıklar,
- Devam eden inşaat sözleşmeleri sebebiyle ortaya çıkan zararlar ve
- Kefalet ve garantiler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlara ilişkin karşılıklar.
Muhasebe tahminlerinin denetiminde, denetçi, diğer hususların yanında, işletmenin
geçmiş tahminlerdeki başarılarını ve sektöre ilişkin kendi tecrübesini göz önünde
bulundurmalıdır. Ancak, geçmişteki tahminler yapılırken dikkate alınmış koşullar ve bilgiler
zaman içinde veya çeşitli nedenlerle değişebildiğinden, muhasebe tahmin süreçlerinin de bu
değişikliklerle birlikte gözden geçirilmesi gerekecektir.
Buna ek olarak, şirket faaliyet ve performanslarında sıkıntıların yaşandığı dönemlerde
finansal raporlamada hile ve usulsüzlük yapma eğilimlerinin arttığı ve finansal raporları
manipüle etmeden muhasebe tahminlerinin önemli bir araç olarak kullanıldığı hususları göz
önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki dönemde muhasebe tahminlerine yönelik
denetimlere ayrı bir önem verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
3. Gerçeğe Uygun Değer Ölçümlerinin Denetimi
Bağımsız denetçi, gerçeğe uygun değer hesaplamaları ve açıklamalarının Kurulumuzca
kabul edilmiş finansal raporlama standartlarına uygun olduğuna dair yeterli ve uygun
bağımsız denetim kanıtı temin etmek zorundadır. Bu nedenle, işletmenin gerçeğe uygun değer
hesaplamaları ve açıklamalarını, bunların oluşturulma sürecini ve bunlarla ilgili kontrol
faaliyetlerini kavramalıdır.
Bazı varlıkların aktif bir piyasası olmadığından veya gerçeğe uygun değerinin türev
araçlarda olduğu gibi işletme yönetimi tarafından tahmin edilmesi gerektiğinden, gerçeğe
uygun değerlerinin hesaplanması karmaşık olabilir. Gerçeğe uygun değerin tahmini,
öngörülere dayalı ve indirgenmiş nakit akımı üzerine kurulmuş bir model gibi değerleme
modelleri kullanılmak veya bağımsız değerleme yapan bir uzmandan yardım alınmak
suretiyle yapılabilir. Normalde karmaşık gerçeğe uygun değer hesaplamaları, hesaplama
sürecinin güvenilirliğine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğu hallerde söz konusu olur. Yüksek
belirsizlik aşağıda belirtilen hususların bir sonucu olabilir:
a) Tahmin döneminin uzunluğu,
b) Süreçle bağlantılı önemli ve karmaşık tahminlerin sayısı,
c) Süreçte kullanılan nedenler ve varsayımlara ilişkin öznelliğin yüksek olması,
ç) Gelecekteki olayların yüksek dereceli belirsizlik taşıması veya varsayımlardaki
öncelikli olayların sonuçları ve
d) Yüksek dereceli öznel nedenlerin kullanılması halinde objektif veri eksikliğinin
olması.
Gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerinin hesaplanmasında kullanılacak iskonto
oranı gibi gerçeğe uygun değer hesaplamalarının dayandığı varsayımlar, işletme yönetiminin
belirli hedef ve stratejilerine dair sonuçların ne olacağına dair taşıdığı beklentiyi yansıtır. Bu
varsayımların münferit ve bir bütün olarak ele alındıklarında makul olmaları için gerçekçi ve
aşağıda belirtilen noktalarla tutarlı olmaları gerekir:
a) Genel ekonomik şartlar ve işletmenin ekonomik durumu,
b) İşletmenin planları,
c) Önceki dönemlerde yapılan varsayımlar,
ç) İşletmenin geçmiş dönem deneyimleri ya da önceki dönemlerdeki şartlar,
d) Gerçeğe uygun değer hesaplamaları ve açıklamaları dışında finansal tablo hesap
kalemleri ile ilgili olarak muhasebe tahmini yapılırken işletme yönetimi tarafında kullanılan
varsayımlar gibi, finansal tablolarla ilgili diğer hususlar ve
e) Nakit akımlarındaki olası değişkenlik dahil nakit akımları ile ilgili risk ve bunun
iskonto oranı üzerindeki etkisi.
Bağımsız denetçi, gerçeğe uygun değer hesaplamaları ve açıklamaları ile ilgili olarak,
önemli varsayımların dayanakları ve bu varsayımların işletme adına belirli faaliyetleri
yürütmek konusundaki işletme yönetiminin niyet ve kabiliyetini doğru olarak yansıtıp
yansıtmadığı hususunda işletme yönetiminden yazılı beyan almak zorundadır.
İşletmenin Sürekliliği Varsayımının Devamına İlişkin Denetçi Değerlendirmeleri
İşletmenin sürekliliği varsayımı, finansal tabloların hazırlanmasındaki temel ilkelerden
biridir. Bu varsayım altında, bir işletmenin öngörülebilir gelecekte faaliyetlerinin devam
ediyor olacağı, tasfiye, faaliyetlerin durdurulması ya da ilgili mevzuat çerçevesinde
konkordatoya gitmesi gibi bir niyetinin ya da böyle bir ihtiyacının olmayacağı kabul edilir.
Dolayısıyla, varlık ve yükümlülükler, işletmenin faaliyetlerinin doğal akışı içerisinde, bu
varlıklardan fayda elde edileceği ve yükümlülüklerinin yerine getirileceği esas alınarak
kaydedilir.
Bağımsız denetçi, bağımsız denetim tekniklerini planlarken, uygularken ve sonuçlarını
değerlendirirken, finansal tabloların hazırlanmasında işletme yönetiminin esas aldığı
işletmenin sürekliliği varsayımının doğru olarak uygulanılıp uygulanmadığını ve işletmenin
sürekliliği hakkındaki önemli belirsizlikler ile ilgili finansal tablolarda açıklanması gereken
önemli hususları göz önünde bulundurur.
Bağımsız denetçinin sorumluluğu, işletme yönetiminin finansal tabloların
hazırlanmasında işletmenin sürekliliği varsayımını kullanım şeklinin uygunluğunu ve
işletmenin sürekliliği ile ilgili finansal tablolarda açıklanması gereken önemli belirsizlikler
olup olmadığını gözden geçirmesini gerektirir.
Sektörel sıkıntılar ile birlikte bazı işletmeler faaliyetlerini devam ettirme konusunda
güçlüklerle karşılaşabilirler. Örneğin, işletmeler çalışma sermayesi ihtiyaçlarını karşılamakta
veya alacaklılar tarafından erken çağırılan borçlarını ödemekte zorluklar yaşayabilirler.
Dolayısıyla, işletmenin sürekliliği varsayımına ilişkin denetçi değerlendirmeleri dikkatli
yapılmalıdır.
5. Dipnot Açıklamalarının Yeterliliğinin Denetimi
Bağımsız denetçi, dipnot açıklamalarının özellikle işletmenin maruz kaldığı risklerle
ilgili olarak (örneğin UFRS 7 kapsamındaki finansal araçlarla ilgili riskler gibi) yeterliliğini
denetlemek zorundadır.
Bağımsız denetçilerin Kurulumuzca kabul edilmiş finansal raporlama esasları
çerçevesinde yapılması gereken dipnot açıklamalarına ilişkin kontrol listeleri kullanmaları
önemle tavsiye edilmektedir. Bağımsız denetçilerin, bu tarz kontrol listelerini kullanmıyor
olmaları, dipnot açıklamalarının yeterliliğinin denetimine ilişkin yükümlülüklerini yerine
getirip getirmedikleri hususunda önemli bir gösterge olarak algılanacaktır.
6. Belirli Finansal Tablo Kalemleri İçin Dikkat Edilecek Hususlar
Bazı finansal tablo kalemlerinin değerlemesinde, UMS/UFRS?lerin şirket yönetimlerine
tanıdığı geniş takdir yetkisi nedeniyle oluşabilecek muhtemel hata ve hilelere karşı özel
dikkat çekmek gerekmektedir. Aşağıda bu kalemlerden belli başlılarına örnekler
verilmektedir. Bağımsız denetçilerden, önümüzdeki dönemde gerçekleştirecekleri
denetimlerde söz konusu kalemlere yönelik kontrollerde daha dikkatli ve özenli olmaları
beklenmektedir.
Hasılat:
İşletmeler, satış hedeflerini tutturma ve/veya analist beklentilerini karşılama gibi
hususlarda baskı hissedebilirler. Bu baskılar, işletmeleri, hasılatın muhasebeleştirilmesinin
miktar ve zamanlamasını etkileyebilecek uygulamalara sevk edebilecektir. Hasılatın
muhasebeleştirilmesinde hilelerden kaynaklanan önemli yanlışlık riskleri olduğu hatırdan
çıkarılmamalıdır.
Alacaklar:
Gecikmiş borç miktarları, alacak devir hızları, alacakların yaşlandırılması gibi emareler,
alacakların tahsilinde bir sorun olup olmadığı konusunda fikir verecektir. Tahsilde yaşanan
sorunlar, alacakların değerlemesindeki ve şüpheli alacaklar için ayrılacak karşılıklara yönelik
tahminlerdeki önemli yanlışlık risklerini etkileyecektir.
Stoklar:
Piyasa koşulları ve müşteri taleplerindeki olası azalmalar, şirket stoklarında
fazlalaşmaya, eskimeye veya stokların kayıtlı değerlerinin piyasa değerinin üstünde
kalmasına sebep olabilecektir. Stoklarda değer düşüklüğüne yol açacak bu hususlara yönelik
kontroller ihmal edilmemelidir.
Borç ve yükümlülükler:
İşletmeler borçlarını çevirmede ve/veya borç sözleşmelerine uyma da zorluklar
yaşayabilecektir.
- Mevcut borç sözleşmelerine aykırı davranılması,
- Borç takasları veya devam eden borç sözleşmelerinde değişikliklere gidilmesi,
- Borcun yeniden yapılandırılması gibi alacaklılar tarafından kolaylıklar sağlanması
gibi durumlar önemli yanlışlık risklerini ve yükümlülüklerle ilgili denetim tekniklerini
etkileyebilecektir.
Ertelenmiş vergi varlıkları
Bilindiği üzere; bir işletmenin ertelenmiş vergi varlığı muhasebeleştirmesi için, takip
eden dönemlerde, indirilebilir geçici farkların düşülebileceği kadar vergiye tabi gelir elde
edeceğinin muhtemel olması gerekir (UMS 12, paragraf 24 ve 27). Geleceğe yönelik kâr
tutarlarının hatalı bir şekilde tahmini, ertelenmiş vergi varlıkları ve dolayısıyla dönem karının
hatalı hesaplanmasına yol açacağından, kar tahminlerinin denetiminin titizlikle kontrolü
gerekmektedir.
Karşılıklar ve şarta bağlı olaylar
Dünya kredi piyasalarında yaşanan son gelişmeler, işletmeleri şarta bağlı yeni olaylara
maruz bırakabilecektir. Bu da ayrılmamış veya hatalı ayrılmış karşılıklarla, açıklanmamış
veya hatalı açıklanmış şarta bağlı olaylar bulunma riskini artırmaktadır.
Türev ürünler:
Dünyada yaşanan finansal kriz, türev ürünlerinin gerçeğe uygun değerleri üzerinde
önemli bir etki oluşturabilecektir. Finansal riskten korunma muhasebesi de türev ürünlerin
gerçeğe uygun değerlerindeki değişimlerden veya kendilerinin veya karşı tarafın
kredibilitesinden etkilenebilecektir. Denetçiler, türev ürünlerin gerçeğe uygun değerleriyle
ilgili müşteri şirket iddialarının doğruluğu hakkında yeterli derecede denetim kanıtı elde
etmelidir.
Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ve şerefiye:
Ekonomideki konjonktürel değişiklikler, maddi ve maddi olmayan duran varlıkların
(şerefiye dahil) değerinde değişikliklere yol açabilecektir. Değer düşüklüğüne ek olarak,
duran varlıkların faydalı ömürlerinin de tekrar belirlenmesi gerekebilir. Dolayısıyla
denetimlerde, değer düşüklüğü değerlendirme ve testlerinin Kurulumuzca kabul edilen
finansal raporlama esaslarına göre yapılıp yapılmadığına yönelik kontroller ihmal
edilmemelidir.