personel maaş programı

Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan Önder68
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

spk kanunu , ttk ,bddk v.s kanunların hepsini incelediğiniz de30 bin Smmm zaten baştan eleniyor .Kanundaki koşulu sağlayamadıkları için denetim yapamayacaklar .Bağımlı olanlara da belli engeller var Geriye sonuçta çok az smmm kalır denetim alanını YMM ler alır Smmm ler muhasebe alanında kayıt tutmaya devam eder Umarım farklı olur ama zor bekleyip göreceğiz..
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

m_buse 2009 sizin söylediğiniz elenmeyi anlamadım nasıl 30.000 smmm eleniyor hangi maddelere göre açıklarsanız sevinirim
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

m_buse2009 ' Alıntı:
spk kanunu , ttk ,bddk v.s kanunların hepsini incelediğiniz de30 bin Smmm zaten baştan eleniyor .Kanundaki koşulu sağlayamadıkları için denetim yapamayacaklar .Bağımlı olanlara da belli engeller var Geriye sonuçta çok az smmm kalır denetim alanını YMM ler alır Smmm ler muhasebe alanında kayıt tutmaya devam eder Umarım farklı olur ama zor bekleyip göreceğiz..
Mevcut taslaklarda bağımsız SMMM lerin denetim yapmasına engel bir durum olduğuna dair bir ibareye rastlamadım. Ayrıca kanundaki koşul derken hangi kanunu hangi koşulu kastediyorsunuz?
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Merhaba Arkadaşlar aşağıda "Sermaye Piyasası Kurulu" tarafından yayınlanan Bağımsız denetimlerde dikkat edilecek hususlar yer almaktadır
Bu sahaya girecek genç arkadaşlara bu sahada halen görev yapan biri olarak bir fikir vermesi bakımından gönderiyorum Gelecek hafta yapılacak spk bağımsız denetim lisanslama sınavlarına girecek tüm arkadaşlara başarılar dilerim Paylaşım her zaman gereklidir İyiçalışmalar

Bağımsız Denetimlerde Dikkat Edilecek Hususlar
1. Bağımsız Denetimlerde Genel Olarak Dikkat Edilecek Hususlar
Bağımsız denetim çalışmalarında genel olarak dikkat edilecek hususlara aşağıda yer
verilmektedir.
1.1. Denetimin planlanması
Bağımsız denetim çalışmasının etkili bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bağımsız
denetçinin bağımsız denetimi planlaması gerekir. Bağımsız denetimin planlanması, çalışmaya
yönelik genel bağımsız denetim stratejisinin saptanmasını ve bir bağımsız denetim planı
geliştirilmesini ihtiva eder ve bağımsız denetim riskinin makul bir düzeye indirilebilmesini
amaçlar.
Genel bağımsız denetim stratejisi, diğer hususların yanında; bağımsız denetim ekibinin
çalışmalarının yoğunlaştırılacağı, uygun önemlilik seviyesinin ve önemli yanlışlık oluşma
riski yüksek olan alanların ön tespitini, iç kontrolün etkinliğine ilişkin kanıt toplamak üzere
planlama yapılıp yapılmayacağının değerlendirilmesini, son dönemde işletmeye özgü
konularda, sektörde, finansal raporlamada ve ilgili diğer konularda meydana gelen önemli
değişiklikler gibi önemli faktörlerin gözden geçirilmesini kapsar.
Bağımsız denetimin planlanması devam eden bir süreç olduğu için, koşullardaki
değişiklikler planlanmış denetim tekniklerinde bir takım ayarlamalara gidilmesini
gerektirebilir. Bu itibarla, faaliyet gösterilen ekonomi veya piyasadaki koşullar değiştikçe,
denetçinin, denetim risklerini ve değişen şartların finansal raporlama üzerindeki etkilerini
tekrar değerlendirmesi gerekebilecektir.
Dolayısıyla, denetimler planlanırken veya mevcut planlar gözden geçirilirken,
ekonominin ve ilgili sektörün durumunun şirketlerin faaliyetlerini ve finansal raporlamalarını
etkileyebileceği hususu göz ardı edilmemelidir1.
1.2. İşletmenin faaliyet koşullarının ve çevresiyle olan ilişkilerinin anlaşılması ve bu
konulara ilişkin önemli yanlışlık riskinin değerlendirilmesi
Bağımsız denetçi finansal tablolarda hile, usulsüzlük veya hatadan kaynaklanabilecek
önemli yanlışlıkların bulunmadığına dair makul ölçüde güvence sağlamak zorundadır.
Bağımsız denetçinin, finansal tablolarda hata, hile veya usulsüzlükten kaynaklanan
önemli yanlışlık riskini değerlendirebilmesi ve bu çerçevede yeterli ilave bağımsız denetim
tekniklerini tasarlayarak uygulayabilmesi, iç kontrol sistemi de dahil olmak üzere işletmeyi,
faaliyet koşullarını ve çevresiyle olan ilişkilerini kavramasını gerektirir.
Bağımsız denetçinin işletmeyi, faaliyet koşullarını ve çevresiyle olan ilişkilerini
kavraması için aşağıdakiler hakkında bilgi edinmesi gerekmektedir.
a) İşetmenin faaliyet gösterdiği sektörü de içeren dış faktörler:
1 Konunun, Seri:X, No:22 Tebliğinin 9?uncu Kısmı çerçevesinde ele alınması ihmal edilmemelidir.
- Bu faktörler, rekabetçi çevre, tedarikçiler ve müşteri ilişkileri, teknolojik
gelişmeler, finansal raporlama esasları çerçevesinde yasal düzenlemeler,
yasal ve politik çevre, sektör ve işletmeyi etkileyen çevresel zorunluluklar ve
genel ekonomik durum gibi diğer dış etmenleri içerir.
b) İşletmenin seçtiği ve uyguladığı muhasebe politikaları da dahil olmak üzere
işletmenin yapısı
c) Amaçlar ve stratejiler ve finansal tablolarda önemli ölçüde yanlışlığa sebep
olabilecek faaliyet riskleri:
- Faaliyet riskleri; işletmenin amacına ulaşmasını ve stratejilerini
uygulamasını olumsuz yönde etkileyen her türlü durum, olay, eylem veya
eylemsizlikten veya uygun olmayan amaç ve stratejileri ortaya koymaktan
kaynaklanır. Ekonominin genel durumu, faaliyetlerini doğrudan
etkilemektedir.
- Bağımsız denetçi, faaliyet riskinin finansal tablolar üzerinde önemli bir
yanlışlığa sebep olup olmayacağını değerlendirirken, işletmenin içinde
bulunduğu koşulları da göz önünde bulundurur
d) İşletmenin finansal performansının ölçümü ve gözden geçirilmesi:
- Performansın işletme içindekiler veya dışındakiler tarafından ölçülmesi,
işletme üzerinde belli bir baskı yaratır; oluşan bu baskı, işletme yönetimini,
işletmenin performansını geliştirmeye veya finansal tabloları manipüle
etmeye teşvik edebilir. Bağımsız denetçinin işletmenin performans ölçümleri
konusunda bilgi edinmesi, üzerinde baskı oluşan işletme yönetiminin
yapacağı işlemlerle neden olabileceği önemli yanlışlık riskinin
değerlendirilmesinde yardımcı olur3. Ekonomide oluşan dışsal nedenlerle
işletmelerin yaşayabileceği sıkıntılar, işletme yöneticilerinin performansını
da olumsuz etkileyebilecektir.
e) İç kontrol: Bağımsız denetçi, muhtemel önemli yanlışlık türlerini belirleme,
önemli yanlışlık riskini etkileyen faktörleri gözden geçirme ve ilave bağımsız
2 Örneğin, bağımsız denetçi işletmenin sürekliliği varsayımı ile ilgili bir değerlendirme yaparken, aynı riskin
daralan bir ekonominin getirdiği diğer risklerle birlikte işletmenin faaliyetleri üzerindeki daha uzun vadeli
etkilerini de dikkate almak zorundadır.
3 Örneğin, işletme yönetimi tarafından üretilen performans ölçümüne ilişkin raporlar, işletmenin büyüme veya
verimlilik açısından sektördeki diğer işletmelere göre olağanüstü bir gelişme kaydettiğini gösteriyorsa ve
işletmede performansa bağlı teşvik primi uygulaması söz konusu ise, bu durum bağımsız denetçi tarafından
finansal tabloların hazırlanması sırasında işletme yönetiminin taraflı davranmış olabileceğine dair muhtemel bir
gösterge olarak dikkate alınır.
denetim tekniklerinin zamanlama, kapsam ve yapısını tasarlama süreçlerinde iç
kontrol sistemine dair edindiği bilgilerden yararlanır.
- Ekonomi veya sektördeki gelişmeler denetim riskini artırabileceğinden,
bağımsız denetçilerin işletmelerin iç kontrol sisteminin etkili bir şekilde
işleyip işlemediği konusuna daha fazla eğilmeleri gerekecektir. Müşteri
işletmelerin riskli alanlara yönelik kontrollerinin varlığı ve işlerliği mutlaka
kontrol edilmelidir.
- Buna ek olarak, müşteri şirketin finansal bilgileri tutan, hazırlayan veya
kontrol eden ekibinde herhangi bir azalma olması halinde, işletmelerin iç
kontrol sistemlerinde gedikler oluşma ihtimali de artacaktır.
1.3. Denetim tekniklerinin tasarlanması
Ekonomik ortamdaki değişiklikler ?yapısal risk? ve ?kontrol riskini? artırabilir. Bu
durumda artan ?tespit edememe riskini? azaltmak için, denetimde uygulanacak tekniklerde bir
takım değişikliklere gidilmesi veya yeni teknikler uygulanması gerekebilir.
Bu kapsamda,
- Bazı denetim tekniklerinin etkinliğini artırmak gerekebilir. Örneğin; denetçi, eskiden
denetim kanıtı olarak işletme içi kaynaklarla yetindiği bazı durumlarda işletme dışı
kaynaklara yönelmeye başlayabilir.
- Denetim tekniklerinin zamanlamasını değiştirmek gerekebilir.
- Denetim tekniklerinin kapsamını değiştirmek gerekebilir. Örneğin, denetim
örneklemelerinde, daha geniş örnek kümeleri kullanılabilir.
1.4. Denetim komiteleriyle kurulacak iletişim
Muhasebe tahminleri veya muhasebe politikalarıyla ilgili olanlar başta olmak üzere,
müşterilerin denetim komiteleriyle görüşülecek hususlar da dikkat edilmesi gereken bir başka
konudur.
Denetçinin, ayrıca, şirketin muhasebe politikalarının makul olup olmadığı yönündeki
değerlendirmelerini ve bunlar hakkındaki eleştirilerini denetim komitesiyle görüşmesi
gerekmektedir.
Örnekler;
- Yeni muhasebe politikası seçimi veya mevcut politikaların değiştirilmesi
- Tahminler, yargılar ve belirsizlikler
- Olağandışı işlemler
- Önemli finansal tablo kalemlerini ilgilendiren muhasebe politikaları
Muhasebe tahminleriyle ilgili olarak; denetçinin, işletme yönetiminin önemli muhasebe
tahminlerini yaparken kullandığı yöntemler ve bu tahminlerin makul olup olmadığı
yönündeki denetçi değerlendirmeleri hakkında denetim komitesinin bilgilendirilip
bilgilendirilmediğini tespit etmesi gerekmektedir.
2. Muhasebe Tahminlerinin Denetimi
Muhasebe tahmini, kesin ölçüm yapılamayan durumlarda bir kalemin tutarının
yaklaşık olarak belirlenmesini ifade eder. Bağımsız denetçi, muhasebe tahminleriyle ilgili
yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtı elde etmek zorundadır.
Tahminler, genellikle meydana gelmiş ya da meydana gelmesi muhtemel olaylara dair
sonuçların belirsizlik gösterdiği durumlarda yapılır ve kanaat kullanılmasını içerir. Muhasebe
tahminlerinin mevcut bulunduğu durumlarda, önemli yanlışlık riski daha yüksektir.
Tahmin yapılması gereken muhasebe kalemlerine ilişkin örneklere aşağıda yer
verilmektedir:
- Stokları ve ticari alacakları tahmin edilen gerçekleşebilir değerlerine indirmek için
ayrılan karşılıklar,
- Sabit kıymetlerin maliyeti üzerinden tahmin edilen ekonomik ömürlere göre
amortisman ayrılması nedeniyle ortaya çıkan karşılıklar,
- Gelir tahakkukları,
- Ertelenmiş vergiler,
- Açılan davalarına ilişkin karşılıklar,
- Devam eden inşaat sözleşmeleri sebebiyle ortaya çıkan zararlar ve
- Kefalet ve garantiler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlara ilişkin karşılıklar.
Muhasebe tahminlerinin denetiminde, denetçi, diğer hususların yanında, işletmenin
geçmiş tahminlerdeki başarılarını ve sektöre ilişkin kendi tecrübesini göz önünde
bulundurmalıdır. Ancak, geçmişteki tahminler yapılırken dikkate alınmış koşullar ve bilgiler
zaman içinde veya çeşitli nedenlerle değişebildiğinden, muhasebe tahmin süreçlerinin de bu
değişikliklerle birlikte gözden geçirilmesi gerekecektir.
Buna ek olarak, şirket faaliyet ve performanslarında sıkıntıların yaşandığı dönemlerde
finansal raporlamada hile ve usulsüzlük yapma eğilimlerinin arttığı ve finansal raporları
manipüle etmeden muhasebe tahminlerinin önemli bir araç olarak kullanıldığı hususları göz
önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki dönemde muhasebe tahminlerine yönelik
denetimlere ayrı bir önem verilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
3. Gerçeğe Uygun Değer Ölçümlerinin Denetimi
Bağımsız denetçi, gerçeğe uygun değer hesaplamaları ve açıklamalarının Kurulumuzca
kabul edilmiş finansal raporlama standartlarına uygun olduğuna dair yeterli ve uygun
bağımsız denetim kanıtı temin etmek zorundadır. Bu nedenle, işletmenin gerçeğe uygun değer
hesaplamaları ve açıklamalarını, bunların oluşturulma sürecini ve bunlarla ilgili kontrol
faaliyetlerini kavramalıdır.
Bazı varlıkların aktif bir piyasası olmadığından veya gerçeğe uygun değerinin türev
araçlarda olduğu gibi işletme yönetimi tarafından tahmin edilmesi gerektiğinden, gerçeğe
uygun değerlerinin hesaplanması karmaşık olabilir. Gerçeğe uygun değerin tahmini,
öngörülere dayalı ve indirgenmiş nakit akımı üzerine kurulmuş bir model gibi değerleme
modelleri kullanılmak veya bağımsız değerleme yapan bir uzmandan yardım alınmak
suretiyle yapılabilir. Normalde karmaşık gerçeğe uygun değer hesaplamaları, hesaplama
sürecinin güvenilirliğine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğu hallerde söz konusu olur. Yüksek
belirsizlik aşağıda belirtilen hususların bir sonucu olabilir:
a) Tahmin döneminin uzunluğu,
b) Süreçle bağlantılı önemli ve karmaşık tahminlerin sayısı,
c) Süreçte kullanılan nedenler ve varsayımlara ilişkin öznelliğin yüksek olması,
ç) Gelecekteki olayların yüksek dereceli belirsizlik taşıması veya varsayımlardaki
öncelikli olayların sonuçları ve
d) Yüksek dereceli öznel nedenlerin kullanılması halinde objektif veri eksikliğinin
olması.
Gelecekteki nakit akımlarının bugünkü değerinin hesaplanmasında kullanılacak iskonto
oranı gibi gerçeğe uygun değer hesaplamalarının dayandığı varsayımlar, işletme yönetiminin
belirli hedef ve stratejilerine dair sonuçların ne olacağına dair taşıdığı beklentiyi yansıtır. Bu
varsayımların münferit ve bir bütün olarak ele alındıklarında makul olmaları için gerçekçi ve
aşağıda belirtilen noktalarla tutarlı olmaları gerekir:
a) Genel ekonomik şartlar ve işletmenin ekonomik durumu,
b) İşletmenin planları,
c) Önceki dönemlerde yapılan varsayımlar,
ç) İşletmenin geçmiş dönem deneyimleri ya da önceki dönemlerdeki şartlar,
d) Gerçeğe uygun değer hesaplamaları ve açıklamaları dışında finansal tablo hesap
kalemleri ile ilgili olarak muhasebe tahmini yapılırken işletme yönetimi tarafında kullanılan
varsayımlar gibi, finansal tablolarla ilgili diğer hususlar ve
e) Nakit akımlarındaki olası değişkenlik dahil nakit akımları ile ilgili risk ve bunun
iskonto oranı üzerindeki etkisi.
Bağımsız denetçi, gerçeğe uygun değer hesaplamaları ve açıklamaları ile ilgili olarak,
önemli varsayımların dayanakları ve bu varsayımların işletme adına belirli faaliyetleri
yürütmek konusundaki işletme yönetiminin niyet ve kabiliyetini doğru olarak yansıtıp
yansıtmadığı hususunda işletme yönetiminden yazılı beyan almak zorundadır.
İşletmenin Sürekliliği Varsayımının Devamına İlişkin Denetçi Değerlendirmeleri
İşletmenin sürekliliği varsayımı, finansal tabloların hazırlanmasındaki temel ilkelerden
biridir. Bu varsayım altında, bir işletmenin öngörülebilir gelecekte faaliyetlerinin devam
ediyor olacağı, tasfiye, faaliyetlerin durdurulması ya da ilgili mevzuat çerçevesinde
konkordatoya gitmesi gibi bir niyetinin ya da böyle bir ihtiyacının olmayacağı kabul edilir.
Dolayısıyla, varlık ve yükümlülükler, işletmenin faaliyetlerinin doğal akışı içerisinde, bu
varlıklardan fayda elde edileceği ve yükümlülüklerinin yerine getirileceği esas alınarak
kaydedilir.
Bağımsız denetçi, bağımsız denetim tekniklerini planlarken, uygularken ve sonuçlarını
değerlendirirken, finansal tabloların hazırlanmasında işletme yönetiminin esas aldığı
işletmenin sürekliliği varsayımının doğru olarak uygulanılıp uygulanmadığını ve işletmenin
sürekliliği hakkındaki önemli belirsizlikler ile ilgili finansal tablolarda açıklanması gereken
önemli hususları göz önünde bulundurur.
Bağımsız denetçinin sorumluluğu, işletme yönetiminin finansal tabloların
hazırlanmasında işletmenin sürekliliği varsayımını kullanım şeklinin uygunluğunu ve
işletmenin sürekliliği ile ilgili finansal tablolarda açıklanması gereken önemli belirsizlikler
olup olmadığını gözden geçirmesini gerektirir.
Sektörel sıkıntılar ile birlikte bazı işletmeler faaliyetlerini devam ettirme konusunda
güçlüklerle karşılaşabilirler. Örneğin, işletmeler çalışma sermayesi ihtiyaçlarını karşılamakta
veya alacaklılar tarafından erken çağırılan borçlarını ödemekte zorluklar yaşayabilirler.
Dolayısıyla, işletmenin sürekliliği varsayımına ilişkin denetçi değerlendirmeleri dikkatli
yapılmalıdır.
5. Dipnot Açıklamalarının Yeterliliğinin Denetimi
Bağımsız denetçi, dipnot açıklamalarının özellikle işletmenin maruz kaldığı risklerle
ilgili olarak (örneğin UFRS 7 kapsamındaki finansal araçlarla ilgili riskler gibi) yeterliliğini
denetlemek zorundadır.
Bağımsız denetçilerin Kurulumuzca kabul edilmiş finansal raporlama esasları
çerçevesinde yapılması gereken dipnot açıklamalarına ilişkin kontrol listeleri kullanmaları
önemle tavsiye edilmektedir. Bağımsız denetçilerin, bu tarz kontrol listelerini kullanmıyor
olmaları, dipnot açıklamalarının yeterliliğinin denetimine ilişkin yükümlülüklerini yerine
getirip getirmedikleri hususunda önemli bir gösterge olarak algılanacaktır.
6. Belirli Finansal Tablo Kalemleri İçin Dikkat Edilecek Hususlar
Bazı finansal tablo kalemlerinin değerlemesinde, UMS/UFRS?lerin şirket yönetimlerine
tanıdığı geniş takdir yetkisi nedeniyle oluşabilecek muhtemel hata ve hilelere karşı özel
dikkat çekmek gerekmektedir. Aşağıda bu kalemlerden belli başlılarına örnekler
verilmektedir. Bağımsız denetçilerden, önümüzdeki dönemde gerçekleştirecekleri
denetimlerde söz konusu kalemlere yönelik kontrollerde daha dikkatli ve özenli olmaları
beklenmektedir.
Hasılat:
İşletmeler, satış hedeflerini tutturma ve/veya analist beklentilerini karşılama gibi
hususlarda baskı hissedebilirler. Bu baskılar, işletmeleri, hasılatın muhasebeleştirilmesinin
miktar ve zamanlamasını etkileyebilecek uygulamalara sevk edebilecektir. Hasılatın
muhasebeleştirilmesinde hilelerden kaynaklanan önemli yanlışlık riskleri olduğu hatırdan
çıkarılmamalıdır.
Alacaklar:
Gecikmiş borç miktarları, alacak devir hızları, alacakların yaşlandırılması gibi emareler,
alacakların tahsilinde bir sorun olup olmadığı konusunda fikir verecektir. Tahsilde yaşanan
sorunlar, alacakların değerlemesindeki ve şüpheli alacaklar için ayrılacak karşılıklara yönelik
tahminlerdeki önemli yanlışlık risklerini etkileyecektir.
Stoklar:
Piyasa koşulları ve müşteri taleplerindeki olası azalmalar, şirket stoklarında
fazlalaşmaya, eskimeye veya stokların kayıtlı değerlerinin piyasa değerinin üstünde
kalmasına sebep olabilecektir. Stoklarda değer düşüklüğüne yol açacak bu hususlara yönelik
kontroller ihmal edilmemelidir.
Borç ve yükümlülükler:
İşletmeler borçlarını çevirmede ve/veya borç sözleşmelerine uyma da zorluklar
yaşayabilecektir.
- Mevcut borç sözleşmelerine aykırı davranılması,
- Borç takasları veya devam eden borç sözleşmelerinde değişikliklere gidilmesi,
- Borcun yeniden yapılandırılması gibi alacaklılar tarafından kolaylıklar sağlanması
gibi durumlar önemli yanlışlık risklerini ve yükümlülüklerle ilgili denetim tekniklerini
etkileyebilecektir.
Ertelenmiş vergi varlıkları
Bilindiği üzere; bir işletmenin ertelenmiş vergi varlığı muhasebeleştirmesi için, takip
eden dönemlerde, indirilebilir geçici farkların düşülebileceği kadar vergiye tabi gelir elde
edeceğinin muhtemel olması gerekir (UMS 12, paragraf 24 ve 27). Geleceğe yönelik kâr
tutarlarının hatalı bir şekilde tahmini, ertelenmiş vergi varlıkları ve dolayısıyla dönem karının
hatalı hesaplanmasına yol açacağından, kar tahminlerinin denetiminin titizlikle kontrolü
gerekmektedir.
Karşılıklar ve şarta bağlı olaylar
Dünya kredi piyasalarında yaşanan son gelişmeler, işletmeleri şarta bağlı yeni olaylara
maruz bırakabilecektir. Bu da ayrılmamış veya hatalı ayrılmış karşılıklarla, açıklanmamış
veya hatalı açıklanmış şarta bağlı olaylar bulunma riskini artırmaktadır.
Türev ürünler:
Dünyada yaşanan finansal kriz, türev ürünlerinin gerçeğe uygun değerleri üzerinde
önemli bir etki oluşturabilecektir. Finansal riskten korunma muhasebesi de türev ürünlerin
gerçeğe uygun değerlerindeki değişimlerden veya kendilerinin veya karşı tarafın
kredibilitesinden etkilenebilecektir. Denetçiler, türev ürünlerin gerçeğe uygun değerleriyle
ilgili müşteri şirket iddialarının doğruluğu hakkında yeterli derecede denetim kanıtı elde
etmelidir.
Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ve şerefiye:
Ekonomideki konjonktürel değişiklikler, maddi ve maddi olmayan duran varlıkların
(şerefiye dahil) değerinde değişikliklere yol açabilecektir. Değer düşüklüğüne ek olarak,
duran varlıkların faydalı ömürlerinin de tekrar belirlenmesi gerekebilir. Dolayısıyla
denetimlerde, değer düşüklüğü değerlendirme ve testlerinin Kurulumuzca kabul edilen
finansal raporlama esaslarına göre yapılıp yapılmadığına yönelik kontroller ihmal
edilmemelidir.
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Bagimsiz denetim Turkiye de pek onemli degildir. Bunun da sebebi acikca ortadir. Turkiye de bagimsiz denetim yaptirma zorunlulugunda olan firma sayisi 1000 i gecmez. Bunu denetleyenlerde piyasadaki belli yabanci patentli firmalardir. Burda asil onemli olan Turkiye ekonomisinin olusturan Kobilerin muhasebe denetimleri dir. Bunlarda da denetim diye bir sey imkansizdir. Islemler beyannameleri yap gonder seklinde devam edicektir. Spk lisansini da pek kafaniza takmayin cunku Spk muhtemelen bu lisans alma zorunlulugunu alacagi kararlarla bir on yil daha uzatir. Burda sasilcak olan Bagimsiz denetci oldugunu soyleyen kisilerin bu sinavi gecememesi ve Spk nin da sinavi gecme zorunlulugunu uzatmasidir. Bu demek oluyor ki Spk ya gore denetim yapma kapasitesinde olmayan calisanlar denetim yapiyor. Gercekten cok komik ve dusundurucu durum bu.
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Sayın Kaan Atalay birincisi sınava muafiyeti sağlamasına sınava girme zornluluğu olmamasına rağmen girip de alan arkadaşları tanıyorum. Şunada fiilen denetim yapıyorlar. Sınav zorunluluğu için değil madem bu sahada çalışıyoruz sınavı vermeliyiz diye sınava girdiler Bu konuda genellleme yapmışsınız bence genelleme yapılmaz kaanatimce İkincisi bağımsız denetim Türkiye sadece bağımsız denetimi SPK olarak düşünmeyin Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, Sigota şirketlerinin denetimi, Faktoring Leasing şirketleri Sivil Havacılık ve Tarımsal Birliklerin denetimi gibi kuruluşları dikkate alırsak denetlenecek şirket sayısı 1000'in hayli üzerindedir Türkiye'de yabancı ortaklı şirketler potansiyel olarak piyasa da ağırlıkları olmakla birlikte yerli dediğimiz yabancı ortaklığı olmayan şirketler de mevcuttur Bunlar da son yıllarda ağırlıklarını koymaya başlamışlardır. Kobi denetimi yapılamaz dediniz halen Spk'ya tabi olan Hisse Senedi İMKB'de İşlem Görmeyen Şirketlerin büyük kısmı kobi sınıfına girmektedir. Şuanda bağımsız denetim yaptırmaktadırlar. Bir tanesinin denetim kadrosunda şahsen yer almaktayım. Uzatma konusuna gelince denetim kadrolarında yer alan denetçilerin durumları 2009-2010 sözleşme bitim tarihine denk gelmiştir. Bu yüzden Sermaye Piyasası Kurulu kargaşa çıkmaması için süresi 6 ay uzatmıştır. Halbuki bağımsız denetim dışındaki diğer lisans türlerinde 2004ten beri bir uzatma söz kopnusudur. Son olarak spk lisansını kafa takmayın demişsiniz biz fotogarfları somut olarak ortaya koyalım kafaya takıp takmayacaklarını genç arkadaşlar değerlendirsin müsadae ederseniz Yukarıda saydıklarım yorum değil somut gözlem mevzuata dayanmaktadır. Siz de fikirlerinizi somut mevzuata dayandırırsanız sevinirim Bu başlığı açtığım için biraz sorumluluk hissettiğim için cevap verme ihtiyacı duydum Paylaşım her zaman gereklidir. Eğer yorum değil farklı somut teori ve mevzuat ortaya koyarsanız biz de faydalanırız Bilgileriniz paylaşırız Saygılarımla
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Basel 2 kriterlerinin uygulamaya sokulmasını takiben düzenlenen mali değil finansal tabloların ağırlığı işletmenin kredibilitesi açısından ve kullanacağı kredinin faiz oranı açısından çok önem taşıyacak. Bu süreçte şirketlerin iyi bir denetim geçirmesi ve denetim sonuçlarına yönelik finansal tablolarına yön vermeleri firma sahiplerine zorunluluktan öte nakit olarak geri dönecektir. Tabi teoride böyle uygulamada ne olur bilinmez.
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Arkadaşlar bu yazdıklarınızın hepsi doğru ama ben bir türlü TTK nın ne zaman çıkacağını veya TÜRMOB un bu konu da ne yaptığını öğrenemedim TÜRMOB ne yapıyo denetim hakkında mesleğin gelişimi hakkında taip edeniniz var mı veya bileniniz bizler bu forumda bilgilerimizi paylaşıyoruz ama yaptırım gücü olan baskı yapabilecek kurum TÜRMOB onun da ne yaptığı belli değil
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Ifrs ve Denetim eğitimleri veriyorlar kapsamlı olmasada eğitimler birşey yapmıyor değiller
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

semantay ' Alıntı:
Arkadaşlar bu yazdıklarınızın hepsi doğru ama ben bir türlü TTK nın ne zaman çıkacağını veya TÜRMOB un bu konu da ne yaptığını öğrenemedim TÜRMOB ne yapıyo denetim hakkında mesleğin gelişimi hakkında taip edeniniz var mı veya bileniniz bizler bu forumda bilgilerimizi paylaşıyoruz ama yaptırım gücü olan baskı yapabilecek kurum TÜRMOB onun da ne yaptığı belli değil
TURMOB Başkanı Sayın Türker, DSP Genel Başkanı oldu. Bekleyip görecez.
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Merhaba Arkadaşlar Sementay arkadaşı baktığı pencereden anlayabiliyorum Osman Evren arkadaşın da dediği doğru Turmob seminerler düzenliyor Ogün Güneşte Turmob başkanlığına işaret ediyor Şimdi bunlar doğru fakat Sementay arkadaşımn penceresinden bakınca Turmob bir şey yapmamış gibi gözüküyor Bu da kaanatimce bir ticaret kanunu tasarısında, bir bağımsız denetimle ilgili mevzuat değişikliklerinde Turmobtan başka aktörlerinde olduğu örneğin Spk, Bddk mesela ticaret kanununda Tobb konuya dahil olabiliyor bu yüzden de kanunların çıkması zaman alıyor bence Anlayacağınız birden çok aktör birden çok parametre var perde gerisinde Genç arkadaşlarımız yapacakları bu aşamada kendilerini geliştirmek diye düşünüyorum tabi ileride özellikle bağımsız denetim konusunda yer almak isteyenlerin kendilerini güncelleştirmesi gerekiyor Paylaşım her zaman gereklidir Tüm meslektaşlarıma kolaylıklar dilerim Saygılarımla
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

SERMAYE PİYASASI KURULUNDAN DUYURU
HALKA AÇIK ANONİM ORTAKLIKLARIN FON ÇIKIŞI GEREKTİRMEYEN SERMAYE AZALTIM İŞLEMLERİNDE
UYACAKLARI İLKE VE ESASLAR
Günümüz ekonomik koşulları dikkate alınarak, payları nominal değerin altında işlem gören halka açık şirketlerin sermaye
artırımlarına imkan sağlamak amacıyla belirlenmiş fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltım sürecine ilişkin ilke ve esaslar
aşağıda yer almaktadır:
A) Fon Çıkışı Gerektirmeyen Sermaye Azaltımları
1) Bilanço açığının kapatılması amacıyla sermaye azaltımı yapılabilir. Diğer bir ifade ile, yapılacak sermaye azaltım
tutarının bilanço açığına eşit veya bilanço açığından az olması durumunda, yapılacak sermaye azaltımı ile münhasıran bilanço
açığı kapatılır.
2) Şirketin herhangi bir bilanço açığının bulunmaması veya yapılacak sermaye azaltım tutarının bilanço açığından fazla
olması durumunda, ortaya çıkacak olan bu fazlalığı elimine etmek üzere, sermaye azaltımı ile sermaye artırımına eş anlı olarak
karar verilmesi gerekmektedir. Bu takdirde, yapılacak sermaye artırımı asgari olarak söz konusu fazla tutar kadar olmalıdır ve
sermaye azaltımına ilişkin olarak Kurula yapılacak başvuru, sermaye artırımına ilişkin kayda alma başvurusu ile birlikte yapılır.
Sermaye azaltımı ile sermaye artırımına eş anlı olarak karar verilmesi sonucunda, önceki ve sonraki sermaye tutarları arasında
herhangi bir değişiklik olmayacaksa, esas sözleşme değişikliğine gerek yoktur.
3) Bilanço açığı terimi, ilgili ortaklığın Kurul düzenlemelerine göre hazırlanmış, bağımsız denetimden geçirilmiş ve genel
kurulca onaylanmış yıllık finansal tablolarındaki geçmiş yıl zararları ile dönem zararlarının toplamını kapsamaktadır.
4) Fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımlarında, kapatılacak bilanço açığının ortaklığın finansal tablolarında yer
alan ve kullanımı münhasıran herhangi bir amaca tahsis edilmemiş yedeklerden büyük olması şartı aranmaz. Diğer bir ifade ile,
ortaklık bünyesinde kullanıma hazır serbest yedeklerin olması sermaye azaltımına engel teşkil etmez.
5) Bağımsız denetçi tarafından ?Olumsuz? görüş bildirilmiş veya görüş bildirilememiş finansal tablolar, sermaye azaltım
işlemlerine esas teşkil edemez.
6) Fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımlarının, payların itibari değerinin en az 1 Kuruş olacak şekilde düşürülmesi
ya da pay sayısının azaltılması suretiyle yapılabilmesi mümkündür.
7) Fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımlarında, ortaklığın kayıtlı sermaye sisteminde olup olmadığına
bakılmaksızın aşağıda başlıklar halinde sayılan işlemlerin yapılması gerekmektedir:
a) Esas sözleşmenin sermaye maddesine ilişkin hazırlanan madde tadil tasarısına uygun görüş verilmek üzere bu
kararın (D) bendinde belirtilen bilgi ve belgeler ile Kurul?a başvurulur. Söz konusu bilgi ve belgeler içerisinde bulunan ve TTK?nın
396. maddesi çerçevesinde hazırlatılan bilirkişi raporunda; sermaye azaltım tutarı, bağımsız denetimden geçirilmiş ve genel
kurulca onaylanmış yıllık finansal tablolardaki bilanço açığı toplamı, yapılacak azaltım işlemi sonucunda ortaklığın, ortaklık
alacaklılarının ve pay sahiplerinin herhangi bir zarara uğramayacakları hususları açıkça belirtilir.
b) Kurul?ca uygun görüş verilmiş madde tadil tasarısı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı?nın onayından geçirilir. Özel
mevzuatları uyarınca başka bir kurumun da izni ya da onayı gerekiyorsa, söz konusu izin ve onaylar da alınır.
c) Sermayenin azaltılmasının nedenlerine, sermaye azaltımının hangi esaslar çerçevesinde yapılacağına, söz konusu
azaltımın şirket malvarlığında herhangi bir eksilmeye yol açmayacağına ve şirkete sağlayacağı faydalara ilişkin olarak yönetim
kurulunca hazırlanacak raporun sermaye azaltımının görüşüleceği genel kurul toplantısından en az 15 gün önce ortaklara
duyurulması, ortaklık merkezinde ortakların incelemesine hazır bulundurulması ve ortaklara genel kurul toplantısında söz
konusu rapor hakkında bilgi verilmesi zorunludur.
d) Sermayenin azaltılmasına ilişkin esas sözleşme değişikliği genel kurulca karara bağlanır. Söz konusu genel kurul
kararı alınırken varsa oydaki imtiyazlar kullanılamaz. Sermaye azaltımı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal ediyorsa,
imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun da esas sözleşme değişikliğini onaylaması gerekir.
e) Söz konusu genel kurul toplantısında toplantı ve karar nisabı, SPKn.?nın 11. maddesi hükümleri saklı kalmak üzere,
TTK?nın 388. maddesinin 3. ve 4. bendlerinde belirtilen toplantı ve karar nisabıdır.
f) Sermaye azaltımında pay sahipleri arasında eşitsizlik yaratmayacak bir yöntemin belirlenmesi esastır. Bununla
birlikte sermaye azaltım işlemlerinin pay sahipleri arasında eşitsizlik yaratacak şekilde yapılması planlanıyorsa, kendi aleyhine
eşitsizlik yaratılacak pay sahiplerinin tamamının muvafakatının alınması zorunludur.
g) Genel kurulca alınan sermaye azaltım kararı, genel kurul tarihini takiben 15 gün içerisinde ticaret siciline tescil
ettirilerek TTSG?de ilan edilir. Sermaye azaltımına ilişkin toplantı tutanağının ve katılanlar cetvelinin genel kurul kararının tescil
ve ilanına ilişkin TTSG?nin ilanı takiben 5 iş günü içerisinde Kurul?a gönderilmesi zorunludur.
B) Sermaye azaltım işlemlerinin usulüne uygun olarak sonuçlandırılması, ortaklık yönetim kurullarının
sorumluluğundadır.
C) Sermaye azaltımına ilişkin olarak yapılan işlemlerin Kurul?un özel durumların kamuya açıklanmasına ilişkin
düzenlemeleri çerçevesinde kamuya açıklanması zorunludur.
D) Sermaye Azaltımı İşlemleri Sebebiyle Kurula Yapılacak Başvurularda İstenen Bilgi ve Belgeler:
1) Sermaye azaltımına ilişkin esas sözleşme tadil tasarıları,
2) Sermaye azaltımına ilişkin yönetim kurulu kararı,
3) Sermaye azaltımının nedenlerine, sermaye azaltımının hangi esaslar çerçevesinde yapılacağı ve şirkete sağlayacağı
faydalara ilişkin olarak yönetim kurulunca hazırlanacak rapor,
4) TTK?nın 396. maddesi uyarınca hazırlatılacak bilirkişi raporu,
5) Esas sözleşmenin son hali,
6) Mevcut sermayenin ödendiğine dair mali müşavir raporu,
7) Şirketin son durum itibariyle ortaklık yapısı, mevcut yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında bilgi,
8- Şirketin faaliyet gösterdiği sektöre göre, sermaye azaltımına ilişkin olarak ilgili diğer otoritelerden temin edilmesi
gereken uygun görüş yazıları,
9) İmza sirküleri.
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Vakıfların yönetimi, faaliyetleri ve denetimine ilişkin Vakıflar Yönetmeliği yürürlüğe girdi.

Resmî Gazete 27 Eylül 2008 CUMARTESİ Sayı : 27010
YÖNETMELİK
Vakıflar Genel Müdürlüğünden:
VAKIFLAR YÖNETMELİĞİ

BEŞİNCİ BÖLÜM
Vakıflarda Denetim
Vakıfların denetimi
MADDE 39 ? (1) Vakıf yöneticileri, yıl sonundan itibaren altı ay içerisinde yapılacak iç denetim rapor ve sonuçlarını Ek-7?deki forma uygun olarak düzenleyerek rapor tarihini takip eden iki ay içerisinde ilgili bölge müdürlüğüne göndermekle yükümlüdürler.
(2) Yeni vakıflar şube ve temsilciliklerini de denetleyerek her yıl verecekleri raporlarda bu alt birimlerle ilgili bilgilere yer verirler.
(3) Vakıfların, şube ve temsilciliklerinin amaca ve yasalara uygunluk denetimi ile iktisadî işletme ve iştiraklerinin faaliyet ve mevzuata uygunluk denetimi Genel Müdürlükçe yapılır. Genel Müdürlük Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca vakıfların;
a) Vakfiye ve vakıf senedinde yazılı amaç doğrultusunda faaliyette bulunup bulunmadıkları,
b) Yürürlükteki mevzuata uygun yönetilip yönetilmedikleri,
c) Mallarını ve gelirlerini vakfiye, 1936 beyannamesi ve vakıf senedindeki şartlara uygun kullanıp kullanmadıkları,
ç) Vakıf iktisadi işletmeleri ile iştiraklerinin iş ve işlemleri ile gerektiğinde vakıflara ait diğer iştiraklerinin iş ve işlemleri,
denetlenir.
Şube ve temsilciliklerin denetimi
MADDE 40 ? (1) Şube ve temsilciliklerce yürütülen faaliyetlerden vakıf yönetimi ile birlikte şube yönetimi ve temsilci de sorumludur.
(2) Şube ve temsilciliklerin denetimi sonucunda; vakıf amacının gerçekleştirilmesine yeterince katkı sağlamadığı, vakıf senedine aykırı işlem yaptığı tespit edilenler ile beyanda bulunulmadan şube ve temsilciliğin faaliyete geçirilmesi halinde şube ve temsilciliğin kapatılması vakıf merkezine bildirilir.
İç denetimin amacı
MADDE 41 ? (1) İç denetim, vakıf faaliyetlerinin mevzuata ve vakfın stratejik planına uygun olarak yürütülmesini; kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasını; bilgilerin güvenilirliğini, bütünlüğünü ve zamanında elde edilebilirliğini sağlamayı amaçlar.
(2) İç denetim vakfın risk yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğini değerlendirerek sistemli ve disiplinli bir yaklaşımla vakfın amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur.
İç denetimin kapsamı
MADDE 42 ? (1) Vakfın tüm iş ve işlemleri iç denetim kapsamındadır.
(2) İç denetim faaliyeti;
a) Vakfın vakfiye, 1936 Beyannamesi ve vakıf senedinde yazılı şartlara ve yürürlükteki mevzuata uygun yönetilip yönetilmediği,
b) Vakfın mallarının ve gelirlerinin vakfiye, 1936 Beyannamesi ve vakıf senedinde belirtilen şartlara uygun bir şekilde etkin ve verimli olarak kullanılıp kullanılmadığı,
c) İşletme ve iştiraklere sahip olan vakıflarda bu işletme ve iştiraklerin sınai, iktisadi ve ticari esas ve gereklere uygun tarzda idare edilip edilmedikleri, rasyonel bir şekilde işletilip işletilmedikleri,
ç) Vakfın denetime tabi tüm birimlerinin işlem, hesap ve mali tablolarının genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile Genel Müdürlükçe belirlenen usul ve esaslara uygun olup olmadığı,
hususları dikkate alınarak defter, kayıt ve belgeleri üzerinden ve gerektiğinde işlem yapılan üçüncü şahıslarla hesap mutabakatı sağlanarak yürütülür.
İç denetimi yapabilecekler
MADDE 43 ? (1) Vakıf senetlerinde denetim organına yer veren vakıflarda iç denetim bizzat bu organları eliyle yapılabileceği gibi bağımsız denetim kuruluşlarına da yaptırılabilir.
(2) Vakfın yetkili organı ya da bağımsız denetim kuruluşu, iç denetimi, ancak denetçi sertifikasına sahip kişiler marifetiyle yapar veya yaptırabilir.
Sertifika alabilme şartları
MADDE 44 ? (1) Denetçi sertifikası alabilmek için; 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik ruhsatına sahip olanlar ile Genel Müdürlükte avukatlık, müdürlük ve şube müdürlüğü görevlerinde en az 5 yıl çalışmış olanların Genel Müdürlükçe yapılacak sertifika eğitimi sonunda düzenlenecek sınavda başarılı olmaları şarttır.
(2) Ayrıca Genel Müdürlükte; Müfettiş, İç Denetçi, Vakıf Uzmanı, Hukuk Müşaviri, Daire Başkanı ve Bölge Müdürü kadrolarında en az 5 yıl görev yapmış olanlar ile süreye bağlı olmaksızın Genel Müdür, Vakıflar Meclisi Üyesi, Genel Müdür Yardımcısı, Rehberlik ve Teftiş Başkanı, I. Hukuk Müşaviri kadrolarında görev yapmış olanlara talepleri halinde sınav şartına bağlı olmaksızın denetçi sertifikası verilir.
Bağımsız denetim kuruluşundan hizmet alımı
MADDE 45 ? (1) Denetimi yapacak bağımsız denetim kuruluşu denetlenen vakfın yetkili karar organlarınca seçilir.
İç denetim raporu
MADDE 46 ? (1) İç denetim raporu, denetim sonucunda denetçinin de görüşünün açıklandığı metindir. Bu raporun ekinde mali tablolar da yer alır.
(2) Rapor, Ek-7?deki forma uygun olarak denetimi yapan organ ya da bağımsız denetim kuruluşunu temsil ve ilzama yetkili olanların imzasını taşıyan bir yazı ekinde vakıf yönetimine sunulur.
(3) Rapor; doğruluk, açıklık, ölçülebilirlik, yapıcılık, uygunluk, tamlık ve kararlılık temel ilkeleri çerçevesinde;
a) Denetçi kanaatini taşıyacak,
b) Doğru, tarafsız, açık, özlü ifadelere yer verilecek,
c) Daha önce rapor edilmiş tespit ve önerileri kapsayacak,
ç) Yapılan denetimler esnasında tespit edilen iyi uygulama örneklerini gösterecek,
şekilde düzenlenir.
(4) Denetçi kanaatinin oluşmasına dayanak teşkil eden belgeleri rapora ekler.
(5) İşletme esasına göre defter tutan vakıfların denetimlerinin sertifikalı denetçiler tarafından yapılması zorunlu değildir. Ancak yapılacak denetim neticesinde düzenlenecek raporun Ek-7?deki rapor formuna uygun olması zorunludur.
İç denetimin geçerliliği
MADDE 47 ? (1) Yapılan denetimin geçerli olabilmesi için; bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar ile genel kabul görmüş denetim standartlarına uygun olarak yapılması zorunlu olup, Genel Müdürlüğün denetim ve inceleme yetkisi saklıdır.
Bağımsız denetçi sertifika sınavı
MADDE 48 ? (1) Denetçi sertifika eğitiminin içeriği, sınavının başvuru ve uygulama şekli ve esasları Genel Müdürlükçe belirlenerek resmi internet sitesinde duyurulur.
Uygulanacak diğer hükümler
MADDE 49 ? (1) Yapılacak bağımsız denetimlerde, bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, vakıflar mevzuatına aykırı olmamak üzere, bağımsız denetime ilişkin mevzuat hükümleri ile uluslararası denetim standartları uygulanır.

Arkadaşlar yönetmelik uzun olduğu için sadece vakıfların denetim kısmını aldım. Madde 48'deki bağımsız denetçi sertifika sınavı konumuzla ilgili olduğu için görüşlerinizi aktarabilirsiniz
Not: Arkadaşlar konular uzun ve zaman alıcı farkındayım fakat genç arkadaşlar olarak eğer denetim alanında yer almak istiyorsanız denetim alanında sadece sınavları değil mevzuatı da takip etmeniz gerektiğini düşünüyorum Paylaşım her zaman gereklidir Tüm meslektaşlarıma kolaylıklar dilerim Saygılarımla
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

06/09/2008 tarihli ve 26989 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:
ENERJİ PİYASASINDA FAALİYET GÖSTEREN GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLERİN BAĞIMSIZ DENETİM KURULUŞLARINCA DENETLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 - 03/10/2003 tarihli ve 25248 sayılı Resmi Gazete?de yayımlanan Enerji Piyasasında Faaliyet Gösteren Gerçek ve Tüzel Kişilerin Bağımsız Denetim Kuruluşlarınca Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
?Denetimi yapacak bağımsız denetim kuruluşu denetlenenin yetkili karar organlarınca seçilir. Denetlenen aynı bağımsız denetim kuruluşunu birbirini izleyen azami 7 hesap dönemi için seçebilir. Denetlenenin, aynı bağımsız denetim kuruluşu ile tekrar bağımsız denetim sözleşmesi imzalayabilmesi için en az 2 hesap döneminin geçmesi zorunludur. Azami sürenin sonunda farklı ortaklık ve bağımsız denetçi kadrosuna sahip olsa bile yurt içi veya yurt dışında aynı bağımsız denetim kuruluşu ile hukuki bağlantısı bulunan bir başka bağımsız denetim kuruluşu ile imzalanan bağımsız denetim sözleşmesi aynı bağımsız denetim kuruluşu ile yapılmış kabul edilir.?
MADDE 2 ? Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 11 - Bağımsız denetim kuruluşu, denetlenen tarafından çalışma alanının önemli ölçüde sınırlandırılması nedeniyle mali tablolara ilişkin bilgi ve belgeleri elde edememesi halinde, yazılı gerekçe göstermek koşuluyla bağımsız denetim sözleşmesini Kurumdan onay almak kaydıyla sona erdirebilir.
Bu durumda, bağımsız denetim kuruluşunun çalışma kağıtları ve gerekli tüm bilgileri, yerine geçecek olan bağımsız denetim kuruluşuna devredilmek üzere Kuruma vermesi zorunludur. Çekilen bağımsız denetim kuruluşunun yerine geçecek olan bağımsız denetim kuruluşu, Kurul tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşlarından olmak zorundadır.
Bağımsız denetim kuruluşu ile bu Yönetmelik kapsamında denetim yaptırmak zorunda olan denetlenen, ayrı ayrı veya anlaşarak bağımsız denetim sözleşmesini feshedemezler. Ancak, Kurum tarafından onaylanacak haklı gerekçelerin bulunması halinde, bu kişiler tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilir.?
Yürürlük
MADDE 3 - Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 4 - Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.

Not: Arkadaşlar görüldüğü üzere Epdk'da Spk gibi rotasyon süresini 7 yıla çıkarmıştır Epdk'da bağımsız denetimin 2004 yılında başlandığını düşünürsek bir firmayı sürekli denetleyen bir bağımsız denetim kuruluşu en çok 2011 yılına kadar denetleyebilecektir. Spk'da durum şöyleydi: 7 yıl; Başlangıç yılı: 2003; Son yıl: 2009; Rotasyonun başlangıç yılı: 2010 Bu tabloda 2010 ve 2011 yılları bağımsız denetim açısından önem taşımaktadır. Bazı çevreler rotasyonun şirket bazında değil sorumlu ortak başdenetçi bazında yapılmasını savunmaktadırlar. Bazı çevreler ise bu durumunun mesleki bağımsızlığı zedeleyeceği göşündedirler Paylaşım her zaman gereklidir Tüm meslektaşlarıma kolaylıklar dilerim İyiçalışmalar
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

1 Mart 2009 PAZAR
Resmî Gazete
Sayı : 27156

YÖNETMELİK

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı)?tan:

SİGORTA VE REASÜRANS İLE EMEKLİLİK ŞİRKETLERİNDE BAĞIMSIZ DENETİM YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

MADDE 1 ? 12/7/2008 tarihli ve 26934 sayılı Resmî Gazete?de yayımlanan Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinde Bağımsız Denetim Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 17 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

?(2) Piyasa şartları çerçevesinde aktüer ile çalışma imkanı bulunamadığı takdirde, kuruluşlar bünyelerinde stajyer aktüer veya yardımcı aktüer de çalıştırabilirler.?

MADDE 2 ? Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

?a) Şirket aktifleri toplam tutarının yüzde 5?i veya şirketin vergi sonrası kâr ya da zarar tutarının veya özsermayesinin yüzde 10?u düzeyindeki önemlilik ölçütlerinden, bağımsız denetçinin denetlenen şirketin finansal tablolarını dikkate alarak ve mesleki bilgi, takdir ve kanaatini kullanarak seçmiş olduğu önemlilik ölçütünden fazla ya da eksik olacak şekilde gerçek durumu yansıtmayan eksik, yanlış veya yanıltıcı rapor düzenlenmesinin bağımsız denetçinin kusuru, ihmali veya gerekli mesleki özeni göstermemesi sonucunda meydana gelmesi,?

MADDE 3 ? Aynı Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

?(1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce yetkilendirilmiş kuruluşlar, durumlarını bu Yönetmeliğin 4 üncü ve 12 inci maddesine 31/12/2011 tarihine kadar, 17 nci maddesine 31/12/2010 tarihine kadar uygun hale getirir.?

MADDE 4 ? Aynı Yönetmeliğin 21 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (ç), (e) ve (ğ) bentleri ile 24 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5 ? Bu Yönetmelik 31/12/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6 ? Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakan yürütür.

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi 12/7/2008 Sayısı 26934
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Karar No: 17 Tarih: 27/11/2008
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Bakanlar Kurulu tarafından 25/06/2008 tarihinde Başkanlığınıza sunulan (1/619) esas numaralı ?Türkiye Denetim Standartları ve Kamu Gözetimi Kurumu Kanunu Tasarısı? Başkanlığınızca, 03/07/2008 tarihinde esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna, tali komisyon olarak Adalet Komisyonu, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu ile Komisyonumuza havale edilmiştir.
Komisyonumuz, 05/11/2008 tarihli 24. toplantısında, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) ile Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) temsilcilerinin de katılımıyla anılan Kanun Tasarısını inceleyip görüşmüştür.
Tasarı ile ülkemizdeki bağımsız denetim alanındaki dağınık yapının ortadan kaldırılarak denetim standartlarının tek elden belirlenmesi ve kamu gözetimi sistemi oluşturulması amacıyla kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Türkiye Denetim Standartları ve Kamu Gözetimi Kurumunun kurulması amaçlanmaktadır.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler sırasında Hükümet temsilcisi tarafından aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:
- Muhasebe ve finans denetimi konusunda ortaya çıkan uluslararası gelişmeler işletmelerin bağımsız denetimi hususunun belli bir standart dahilinde sürdürülmesi gereğini ortaya çıkarmıştır. Bağımsız denetim uygulamalarının geçmişi çok eskiye dayanmayan ülkemizde konu ile ilgili olarak dağınık bir yapı söz konusu olup kamu gözetimi fonksiyonunu icra edecek yetkili bir otorite bulunmamaktadır.
- Bağımsız denetim konusundaki söz konusu iyileştirme talepleri ilerleme raporlarında yer aldığı gibi, AB ile yürütülen müzakere başlıkları çerçevesinde söz konusu Kurumun kurulması ?Şirketler Hukuku? faslı için kapanış kriteri olarak yer almaktadır.
- Söz konusu Tasarının hazırlanmasında 29/6/2006 tarihinde yürürlüğe konulan 2006/43/EC sayılı AB direktifi göz önüne alınmıştır. Direktif, üye ülkelere, gerekli düzenlemelerin tamamlanması için iki yıllık geçiş süresi tanımaktadır.
- Konuyla ilgili uluslararası standartlara uyumun bir parçası olarak, denetçilerin sürekli eğitimi ve mesleğe alımındaki teorik ve pratik sınavlar hususunda 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda değişiklik yapan 5786 sayılı Kanun kabul edilmiştir.
- Bağımsız denetim konusu aynı zamanda TBMM Genel Kurulu gündeminde olan Türk Ticaret Kanunu ile de düzenlenmektedir.
- Ülkemizde kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili bağımsız denetim yapan farklı kurumlar mevcuttur. İşletmelerin birden fazla denetime tabi olmalarına neden olan bu durum, denetimin sıhhatini etkilemekte ve güvenilirliğini zedelemektedir.
ABGS temsilcisi tarafından ise söz konusu Tasarının, müzakere sürecinde ilgili kurumlarca hazırlanan Strateji Belgesi ile Müzakere Pozisyon Belgesinde, 2008 yılının dördüncü çeyreğinde kabul edilmesinin taahhüt edildiği; anılan Tasarının kanunlaşmasının Şirketler Hukuku faslının açılmasından sonra kapanış kriterlerinden biri olarak belirlendiği ifade edilmiştir.
Diğer kurum temsilcileri tarafından ise aşağıdaki hususlar dile getirilmiştir:
- İhtisas alanları belirgin olan finans kurumlarının denetim hususlarında ?uygun? görüşlerinin alınması ve tespit ettikleri kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir.
- Bağımsız denetim standartları ve kamu gözetimi hususunun Türk Ticaret Kanunu Tasarısının geçici 2. ve 3. maddelerinde de düzenlenmektedir. Söz konusu düzenleme, tüm sermaye şirketleri açısından yeni bir denetim anlayışı getirmekte olup Amerika Birleşik Devletleri?nde başlayan kurumsal yönetim skandallarıyla gündeme gelen ve AB düzenlemelerinde de ifadesini bulan denetim güvenilirliğini yeniden temin etmek amacı taşımaktadır.
- Bu amaçlarla paralel olarak Tasarı ile öngörülen yapı ağır değil, esnek ve amaca uygun olmalıdır.
Komisyon üyeleri tarafından esas itibariyle Tasarı ile ilgili olarak olumlu görüşler ifade edilerek Tasarının serbest piyasa kurallarının iyi işlemesi ve Şirketler Hukuku faslında kapanış kriteri olması bakımından önemli olduğu ve bu bakımdan ivedilik arz ettiği belirtilmiş; esas komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde, Tasarı ve Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ile getirilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Tümü üzerinde yapılan görüşmelerin ardından, Tasarı ve gerekçesi Komisyonumuzca benimsenerek Tasarının maddelerinin görüşülmesine geçilmiştir. TBMM İçtüzüğünün 23. ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Kanununun 3. maddesi uyarınca, Komisyonumuz Tasarının sadece kendisini ilgilendiren maddeleri olan 1., 2., 3., 4., 6., 9., 19., 22. ve 23. maddelerinin görüşülmesini kabul etmiştir.
Tasarının 1. maddesi üzerindeki görüşmeler esnasında ABGS yetkilisi tarafından, Tasarı ile 2006/43 sayılı Direktifle ortaya konan belli ilkelere uyumun öngörüldüğü ancak bundan sonra kurumun yapacağı ikincil düzenlemelerle gerçek anlamda uyumun sağlanmasının beklendiği; Avrupa Komisyonu?na Aralık 2008 tarihinde bu kanunun kabul edilerek söz konusu kurumun kurulacağı, Mart 2009 tarihinde kurumun etkin olarak çalışmaya başlayacağı, Haziran 2010 tarihinde ise kurumun ilk denetimlerini yapmaya hazır olacağına dair ara hedefleri de içeren bir takvim sunulduğunu ifade etmiştir.
Tasarının 2. maddesi üzerinde yapılan görüşmelerde ABGS yetkilisi tarafından, maddenin 2006/43 sayılı Direktifin 2. maddesi çerçevesinde hazırlandığı ve maddenin (ç) bendinde tanımlanan ?bağımsız denetim kuruluşu?nun, anılan Direktifteki tanımında şirketin yasal statüsünün dikkate alınmadığı belirtilmiştir. Komisyon üyeleri tarafından bu husus esas komisyonun değerlendirilmesine sunulmuş ve 2. madde, (ı) bendine ?3568 sayılı? ibaresinden önce ?1/6/1989 ve? ibaresi eklenerek kabul edilmiştir.
Tasarının 9. maddesinin görüşülmesi esnasında katılımcı kurum temsilcileri tarafından anılan AB Direktifi ile uyum bakımından Tasarı?ya ilave edilecek bir husus olmadığı; ancak, Direktife göre Kurul?un yetkilerinden bir kısmını devredebilmesinin ancak onay mekanizması çerçevesinde mümkün olmasına karşın, 9. maddenin (d) bendine göre TÜRMOB?a aktarılacak yetkilerde Kurul ve TÜRMOB?un müşterek sorumluluk içinde olduğu; ayrıca, Kurul?un oluşumunda TÜRMOB?un temsilci gösterebilmesinin iki kurum arasında bir vesayet ilişkisi doğurduğu; Tasarının kanunlaşması halinde, denetim yapan mevcut kurum yetkilerinin yayımı takip eden üç ay içinde sona ereceği, konuyla ilgili olarak bir geçiş sürecinin öngörülmediği, Tasarının bu haliyle Direktife aykırı olacağı belirtilmiştir.
ABGS temsilcisi tarafından söz konusu kurumların halihazırda yaptığı denetimlerin Avrupa Komisyonu?na iletildiği, Komisyon?un beklentisinin ise parçalı olan bu yapının tek bir çatı altında toplanması olduğu, Strateji Belgesi?nde de kurumların Tasarının kanunlaşmasından sonra ilgili değişiklikleri kendi mevzuatlarında yapacaklarının iletildiği belirtilmiştir.
Hükümet temsilcisi tarafından ise Kurul?un mevcut denetim yapan kurumların yetki alanına tecavüz etmeyeceği, görevinin bağımsız denetim konusunda yetkilendirme ve bağımsız denetim yapanları gözetleme olacağı, diğer kurumların kendi görevlerini yapmayı sürdüreceği, tartışılması gereken hususun ise üç ay gibi kısa bir süre içerisinde bu dönüşümün gerçekleşme imkanı olduğu ifade edilmiştir.
Komisyon üyeleri tarafından, kurulacak olan Kurul?un mevcut kapasiteyi ortadan kaldırmayacağı yönünde görüş bildirilerek yetki devrine dair daha genel bir ifadenin Tasarı?ya eklenebileceği önerisinde bulunulmuş, konu esas komisyonun değerlendirilmesine sunularak 9. madde kabul edilmiştir.
Tasarının 22. maddesi üzerindeki görüşmelerde madde metnindeki ?denetim? ifadesinin, farklı yorumlara sebebiyet vermesi açısından, ?bağımsız denetim? olarak anlaşılması gerektiği ifade edilerek söz konusu madde aynen kabul edilmiştir.
Tasarının 1., 3., 4., 6., 19., 23. maddeleri de aynen kabul edilmiştir.
Raporumuz Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arzolunur.
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Bağımsız denetim muafiyeti ile ilgili tspakb'nin sitesimde gerekli belgeler yer almaktadır. Tebliğ tarihinde Sorumlu ortak başdenetçilerin ve tebliğ tarihinde en az 10 yıl fiilen denetçi olanların tspakb'de yer alan belgelerle eksiksiz bir şekilde başvurmaları gerekmektedir. Paylaşım her zaman gereklidir İyiçalışmalar
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Avrupa Birliğine uyum gereğince 2009 yılı içinde yapılması düşünülen düzenlemeler arasında Bağımsız Denetleme Kuruluşlarının Kuruluş ve Çalışma Esasları ile Denetleme Elemanlarının Nitelikleri Hakkında Yönetmelik yer almaktadır. Kapsamı Bağımsız denetleme kuruluşlarının kuruluş ve çalışma esasları ile denetleme elemanlarının niteliklerinin belirlenmesidir. Sorumlu bakanlık Sanayi ve Ticaret Bakanlığıdır Tabi bu düzenleme ticaret kanunun çıkması ile işlevsellik kazanacaktır Saygılarımla
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Tekrar merhaba arkadaşlar son mesajlarımda dikkat ederseniz Avrupa birliğine yönelik düzenlemeler önümüzdeki süreçte de bağımsız denetime yön verecek gibi görünüyor. Daha önce yapılan düzenlemelerde bağımsız denetim lisanslama sınavından UFRS hatta Seri:X No:22 nolu tebliğe kadar bir çok düzenlemenin tesadüf olmadığını bunun bir süreç olduğunu söyleyebiliriz Bundan sonra da bir çok yeni düzenlemenin kapıda olduğunu söyleyebiliriz. Burada kaanatimce yapılacak olan mevzuatı sürekli takip etmek ve bilgi güncelleştirmelerimizi zamanında gecikmeden yapabilmek kısacası gelişmelerin gerisinde kalmamaktır. Paylaşım her zaman gereklidir. Saygılarımla
 
Ynt: Bağımsız Denetimde Sorunlar ve Kurumlar Arası Farklı Uygulamalar

Merhaba arkadaşlar bugün farklı bir konuya değinmek istiyorum O da denetimde ücret Ülkemizde yapılan mali denetimlerde denetim ücretini denetlenen firma bağımsız denetim kuruluşuna verir Bankadan aktarma yapar. Uygulama benim bildiğim bir çok kurumun denetiminde böyledir. Örneğin spk, bddk, epdk, sigortacılık vs. Halbuki bir fon oluşturulup yapı denetimde olduğu gibi bir fon oluşturulup bankadan ödeme yapılamaz mı? Bağımsız denetim şirketi ile denetlenen şirket hiç denetim ücretini konuşmadan tarife üzerinden bankadaki fon üzerinden denetim ücreti yatıralamaz mı? Aynı sistem smmm ücretleri için de yapılamaz mı? Hatta kurum örneğin spk tarafından bir havuz oluşturularak denetim şirketleri sırayla denetlenen şirketi denetleyemez mi? Çünkü örneğin bir kuruluş 10 firma denetliyorsa bir kuruluş 1 firma denetliyor Görüşlerinizi bekliyorum Saygılarımla
 
Üst