Bağkur uygulamasında AŞ ortaklarının ssklı olmasında bir sakınca yok, yeter ki kurucu olmasınlar. Yönetim Kurulu üyelerinin ise bağkurlu olmaları zorunludur.Keza ltd şt ortakları da ister kurucu olsun ister yönetici ortak bağkurlu olmak durumundadır(1479 S.K. 24.m.)
Ancak Yargıtay 10.H.D. nin bu konuda farklı kararları da mevcuttur. AŞ kurucu ortak veya Y.K.Üyeleri ortak olmazdan önce ssklı iseler ve AŞ deki hizmetleri de hizmet akdine bağlanmışsa (tercihan karar defterinde bu konuda karar da alınmışsa) ve bilfiil bir işçi gibi çalışmakta iseler, ssklılıklarının devamına karar verilebiliyor.
Ancak ldt şirket ortakları ise her halde bağkurlu olmak dumunda. Zira Yargıtay, ldt şt. ortağını,kendi nam ve hesabına çalışan olarak değerlendiriyor. Her ne kadar ltd şt ler sermaye şirketleri olsa da, işletmenin küçüklüğü, ortağın sermayedeki payının büyüklüğü, çalışan sayısının azlığı vb kriterler Yargıtay'ı böyle bir yoruma sevkediyor. O nedenle 1 gün önce ssklı olması hukuki ihtilaf doğduğunda bir avantaj olabilir de olmayabilir de.. Burada önemli olan kıstas kişinin çalışmasında baskın unsurun ne olduğudur. Yani bir işveren gibi mi çalışmıştır, bir işçi gibi mi? Kişinin aynı anda hem bağkurlu hem ssklı olması mümkün olmadığından çakışan dönemlerdeki hizmetlere bakılmak gerekecektir.Ne yazık ki sosyal güvenlik sistemimizde kişinin tabi olmak istediği sosyal güvenlik kurumunu seçmesi mümkün değildir. BU nedenle aynı gün hem şirket ortağı ve ortağı olduğu şirkette hizmet akdiyle çalışmaya başlaması halinde kişinin tercih kullanması söz konusu değildir. Önemli olan kriter baskın çalışmasının niteliğidir ve tabi olunacak sosyal güvenlik kuruluşu buna göre belirlenecektir.