personel maaş programı

Yurt Dışı Maaş

neslisah

Katkı Sunan Üye
Üyelik
16 Eki 2006
Mesajlar
497
Konum
izmir
merhaba kişi Türkiye de ikamet ediyor. Yurt dışında bulunan yabancı firmaya uzaktan hizmet işi veriyor ve her ay düzenli olarak hesabına maaş geliyor ve bununla ilgili herhangi bir sosyal güvenlik durumu yok. Bu kişi Türkiye de sigortalı olarak başka bir firmada da çalışmaya başladı. Yurt dışındaki yurt dışı firmasından her ay maaş olarak gelen ücret ile ilgili özellikli bir durumu vergilendirme veya bir yere bildirim vb bir durum var mı. teşekkür ederim.
 
Sayin Neslisah

Bu konuyu bir kac yazdim. (Arama motorundan bununla ilgili yazilarimi bulabilirsiniz burayada ozet yapim)

Bu durumda “yurt dışındaki firmadan düzenli olarak maaş/ücret alınması” ile Türkiye’de ayrıca sigortalı bir işte çalışılması birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle vergi yönünden önemli bir nokta var.

Türkiye’de yerleşik (tam mükellef) bir kişinin, yurt dışındaki bir firmadan doğrudan aldığı ücret, kural olarak Türkiye’de gelir vergisinin konusuna girer. GİB de yabancı ülkelerde bulunan işverenden alınan ve Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmayan ücretlerin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerektiğini açıkça belirtiyor.

1. Ancak önemli bir istisna var

Eğer yurt dışındaki firma;

  • Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan dar mükellef bir kurum ise,
  • Kişinin yaptığı iş Türkiye'de bu yabancı işveren için hizmet erbabı/çalışan niteliğindeyse, (BURASI ONEMLI ARALARINDA IS SOZLESMESI OLMASI SART)
  • Ucret yabancı işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançlardan ödeniyorsa,
  • Ucret döviz olarak ödeniyorsa,
  • Yabancı şirketin Türkiye'de bu ücreti gider yazmadığı ve Türkiye'de kazanç elde edecek şekilde bir faaliyeti bulunmadığı şartları sağlanıyorsa,
GVK 23/14 kapsamında ücret gelir vergisinden istisna olabilir. GİB bu şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirtiyor.

Dolayısıyla “yurt dışındaki firmadan maaş geliyor, kesinlikle vergi ödenir” demek de, “yurt dışından geliyor, vergi yok” demek de doğru olmaz. Firmanın yapısı ve ödeme şekli belirleyici.

2. Türkiye'deki ikinci işte sigortalı olması durumu​

Kişinin Türkiye'de başka bir işverende 4/a kapsamında SGK'lı olarak çalışmaya başlaması, yurt dışındaki firmadan aldığı ücretin gelir vergisi durumunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Ancak SGK açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu var. Türkiye'de çalışılan iş ile yabancı firmaya verilen hizmetin gerçekte ayrı bir iş ilişkisi mi, yoksa aynı kişinin yurt dışındaki firmaya karşı Türkiye'de devam eden bir hizmet akdi mi olduğu önemlidir.

SGK'nın açıklamalarında sosyal güvenlik bakımından temel prensibin çalışılan ülkenin mevzuatına tabi olmak olduğu ve ülkeler arasındaki sosyal güvenlik sözleşmelerinin ayrıca dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Bu nedenle “zaten Türkiye'de bir işyerinden SGK yatıyor, dolayısıyla yabancı firmadan alınan ücret SGK açısından tamamen önemsizdir” diye dusunmek yanlis

3. Bir de “maaş” ile “serbest meslek/hizmet faturası” ayrımı çok önemli

Sorunuzda “uzaktan hizmet işi veriyor ve her ay düzenli olarak hesabına maaş geliyor” demişsiniz.

Burada öncelikle şu ayrımın yapılması gerekiyor:

A) Yabancı şirket kişiyle bir iş sözleşmesi yapmış, kişi şirketin çalışanı ve her ay maaş alıyor → ücret geliri

B) Kişi bağımsız olarak hizmet veriyor, yabancı firmaya fatura/serbest meslek makbuzu düzenliyor veya düzenlemesi gerekiyor → serbest meslek/ticari kazanç yönünden farklı bir vergilendirme söz konusu olabilir.

Bunların vergisel sonuçları oldukça farklıdır.


4. Türkiye'deki işverenin maaşı ile yurt dışı ücretinin birlikte değerlendirilmesi​

Türkiye'deki işveren tarafından ödenen ücret zaten bordro üzerinden vergi kesintisine tabi tutuluyorsa, yurt dışındaki ücretin ayrıca nasıl beyan edileceği önem kazanıyor.

Özellikle yurt dışı ücret GVK 23/14 istisnasına girmiyorsa, Türkiye'de beyan edilmesi gerekebilir. GİB'in güncel açıklamasında da yabancı işverenden doğrudan alınan ve kesintiye tabi olmayan ücretlerin yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerektiği belirtiliyor.

2026 yılı için ayrıca ücret gelirlerinde bazı beyan sınırları güncellenmiş durumda; örneğin GİB, 2026 yılı için birden fazla işverenden alınan tevkifatlı ücretlerde ikinci ve sonraki işverenlerden alınan ücretlerin toplamı için 400.000 TL, tek işverenden tevkifatlı ücret için ise 5.300.000 TL sınırlarını açıklıyor.
Fakat yurt dışı işverenden vergi kesintisi yapılmadan alınan ücret için bu sınırların doğrudan uygulanacağını düşünmemek gerekir; onun için ayrı kurallar var.

5- Bildirim Konusu​

Sırf yabancı şirketin Türkiye dışındaki hesabından kişinin Türkiye'deki banka hesabına düzenli para gelmesi nedeniyle her ay ayrıca SGK'ya veya vergi dairesine “maaş bildirimi” yapılması şeklinde basit bir aylık bildirim mekanizması olduğunu söylemek doğru olmaz.

Fakat gelirin niteliğine göre yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekebilir.

Ayrıca banka hareketlerinin açıklanabilir olması çok önemli. Örneğin;

“ABC Ltd. – Employment Salary – August 2026”
şeklinde düzenli ödemeler varsa, bunun arkasındaki iş sözleşmesi, bordro/ödeme belgesi ve yabancı şirket bilgileri saklanmalıdır.


 
Sayin Neslisah

Bu konuyu bir kac yazdim. (Arama motorundan bununla ilgili yazilarimi bulabilirsiniz burayada ozet yapim)

Bu durumda “yurt dışındaki firmadan düzenli olarak maaş/ücret alınması” ile Türkiye’de ayrıca sigortalı bir işte çalışılması birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle vergi yönünden önemli bir nokta var.

Türkiye’de yerleşik (tam mükellef) bir kişinin, yurt dışındaki bir firmadan doğrudan aldığı ücret, kural olarak Türkiye’de gelir vergisinin konusuna girer. GİB de yabancı ülkelerde bulunan işverenden alınan ve Türkiye’de vergi kesintisine tabi olmayan ücretlerin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerektiğini açıkça belirtiyor.

1. Ancak önemli bir istisna var

Eğer yurt dışındaki firma;
  • Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de olmayan dar mükellef bir kurum ise,
  • Kişinin yaptığı iş Türkiye'de bu yabancı işveren için hizmet erbabı/çalışan niteliğindeyse, (BURASI ONEMLI ARALARINDA IS SOZLESMESI OLMASI SART)
  • Ucret yabancı işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançlardan ödeniyorsa,
  • Ucret döviz olarak ödeniyorsa,
  • Yabancı şirketin Türkiye'de bu ücreti gider yazmadığı ve Türkiye'de kazanç elde edecek şekilde bir faaliyeti bulunmadığı şartları sağlanıyorsa,
GVK 23/14 kapsamında ücret gelir vergisinden istisna olabilir. GİB bu şartların birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirtiyor.

Dolayısıyla “yurt dışındaki firmadan maaş geliyor, kesinlikle vergi ödenir” demek de, “yurt dışından geliyor, vergi yok” demek de doğru olmaz. Firmanın yapısı ve ödeme şekli belirleyici.

2. Türkiye'deki ikinci işte sigortalı olması durumu​

Kişinin Türkiye'de başka bir işverende 4/a kapsamında SGK'lı olarak çalışmaya başlaması, yurt dışındaki firmadan aldığı ücretin gelir vergisi durumunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Ancak SGK açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu var. Türkiye'de çalışılan iş ile yabancı firmaya verilen hizmetin gerçekte ayrı bir iş ilişkisi mi, yoksa aynı kişinin yurt dışındaki firmaya karşı Türkiye'de devam eden bir hizmet akdi mi olduğu önemlidir.

SGK'nın açıklamalarında sosyal güvenlik bakımından temel prensibin çalışılan ülkenin mevzuatına tabi olmak olduğu ve ülkeler arasındaki sosyal güvenlik sözleşmelerinin ayrıca dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Bu nedenle “zaten Türkiye'de bir işyerinden SGK yatıyor, dolayısıyla yabancı firmadan alınan ücret SGK açısından tamamen önemsizdir” diye dusunmek yanlis

3. Bir de “maaş” ile “serbest meslek/hizmet faturası” ayrımı çok önemli

Sorunuzda “uzaktan hizmet işi veriyor ve her ay düzenli olarak hesabına maaş geliyor” demişsiniz.

Burada öncelikle şu ayrımın yapılması gerekiyor:

A) Yabancı şirket kişiyle bir iş sözleşmesi yapmış, kişi şirketin çalışanı ve her ay maaş alıyor → ücret geliri

B) Kişi bağımsız olarak hizmet veriyor, yabancı firmaya fatura/serbest meslek makbuzu düzenliyor veya düzenlemesi gerekiyor → serbest meslek/ticari kazanç yönünden farklı bir vergilendirme söz konusu olabilir.


Bunların vergisel sonuçları oldukça farklıdır.


4. Türkiye'deki işverenin maaşı ile yurt dışı ücretinin birlikte değerlendirilmesi​

Türkiye'deki işveren tarafından ödenen ücret zaten bordro üzerinden vergi kesintisine tabi tutuluyorsa, yurt dışındaki ücretin ayrıca nasıl beyan edileceği önem kazanıyor.

Özellikle yurt dışı ücret GVK 23/14 istisnasına girmiyorsa, Türkiye'de beyan edilmesi gerekebilir. GİB'in güncel açıklamasında da yabancı işverenden doğrudan alınan ve kesintiye tabi olmayan ücretlerin yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilmesi gerektiği belirtiliyor.

2026 yılı için ayrıca ücret gelirlerinde bazı beyan sınırları güncellenmiş durumda; örneğin GİB, 2026 yılı için birden fazla işverenden alınan tevkifatlı ücretlerde ikinci ve sonraki işverenlerden alınan ücretlerin toplamı için 400.000 TL, tek işverenden tevkifatlı ücret için ise 5.300.000 TL sınırlarını açıklıyor.
Fakat yurt dışı işverenden vergi kesintisi yapılmadan alınan ücret için bu sınırların doğrudan uygulanacağını düşünmemek gerekir; onun için ayrı kurallar var.

5- Bildirim Konusu​

Sırf yabancı şirketin Türkiye dışındaki hesabından kişinin Türkiye'deki banka hesabına düzenli para gelmesi nedeniyle her ay ayrıca SGK'ya veya vergi dairesine “maaş bildirimi” yapılması şeklinde basit bir aylık bildirim mekanizması olduğunu söylemek doğru olmaz.

Fakat gelirin niteliğine göre yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekebilir.

Ayrıca banka hareketlerinin açıklanabilir olması çok önemli. Örneğin;


şeklinde düzenli ödemeler varsa, bunun arkasındaki iş sözleşmesi, bordro/ödeme belgesi ve yabancı şirket bilgileri saklanmalıdır.


Ferhat bey teşekkür ederim, kişinin Türkiye de çalıştığı firma ile yurt dışı döviz olarak maaş aldığı firma arasında hiç bağlantı yok ve Yurt dışı firmasının kazancının vb Türkiye ile hiç bir ilgisi yok, bu durumda istisna uygulanır şeklinde yorumluyorum.
 
“Türkiye'deki firma ile yurt dışındaki firma arasında bağlantı olmaması” olumlu ve önemli bir şart, ancak tek başına 23/14 istisnasının uygulanması için yeterli değil.

Burada özellikle şu ayrımı vurgulamak gerekir: Türkiye'deki işveren ile yabancı işverenin birbirinden tamamen bağımsız olması, yabancı şirketin Türkiye'de kazanç elde edecek mahiyette herhangi bir faaliyetinin bulunmaması ve ücretin gerçekten yabancı şirketin yurt dışı kazançlarından ödenmesi şartlarının sağlanması halinde istisna uygulanir.

GVK 23/14 kapsamındaki ücret istisnasının uygulanabilmesi icin Türkiye'deki işveren ile yurt dışındaki şirket arasında bağlantı bulunmaması tek başına yeterli değildir.

İstisnanın uygulanabilmesi için genel olarak;

**Yurt dışındaki işverenin kanuni ve iş merkezinin Türkiye'de bulunmaması,
**Bu işverenin Türkiye'de kazanç elde edecek mahiyette herhangi bir faaliyetinin bulunmaması,
**Kişinin söz konusu şirkette hizmet erbabı/çalışan olması ve ödemenin ücret niteliğinde bulunması,
**Ücretin yabancı işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançlardan karşılanması,
**Ücretin döviz olarak ödenmesi,
**Ödenen ücretin yabancı şirketin Türkiye'deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemesi
şartlarının birlikte sağlanması gerekiyor. GİB'in güncel ücret rehberinde de bu şartlar açıkça sayılmıştır.

Sizin belirttiğiniz üzere Türkiye'de çalışılan firma ile yurt dışındaki firma arasında hiçbir ortaklık, bağlı şirket, ticari ilişki veya diğer bağlantının bulunmaması ve yurt dışındaki şirketin Türkiye'de herhangi bir faaliyeti/kazancı bulunmaması, özellikle istisnanın “Türkiye'de kazanç elde edecek mahiyette faaliyet bulunmaması” şartı açısından önemlidir.
Ayrıca kişinin yurt dışındaki şirketle gerçek anlamda bir işveren-çalışan ilişkisi bulunması gerekir. Eğer kişi bağımsız olarak hizmet veriyor ve bu hizmet karşılığında fatura/serbest meslek makbuzu düzenliyorsa konu ücret istisnası kapsamında değil, farklı bir vergilendirme kapsamında değerlendirilir.

Bu nedenle mevcut bilgileriniz doğruysa, yurt dışı şirketten döviz olarak alınan ücretin GVK 23/14 kapsamında gelir vergisinden istisna edilmesi mümkün görünüyor. Bu durumda söz konusu ücret için ayrıca yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmesi de gerekmez.

Ancak uygulamada istisnadan yararlanıldığını desteklemek için iş sözleşmesi, yabancı şirketin Türkiye'de faaliyeti bulunmadığını gösteren bilgiler ve banka ödeme kayıtları gibi belgelerin saklanmasını tavsiye ederim. GİB de yabancı işverenden doğrudan alınan ücretlerin normal durumda beyan edilmesi gerektiğini, 23/14'ün ise şartları taşıyan ücretler için istisna sağladığını açıkça belirtiyor.

BURASI ONEMLI GİB'in aradığı şey daha somut olarak şirketin Türkiye'de kazanç elde edecek mahiyette faaliyetinin bulunmaması ve yukarıdaki diğer şartların tamamının birlikte gerçekleşmesidir. Nitekim GİB özelgelerinde de, Türkiye'deki bağlı şirket veya Türkiye'deki faaliyet nedeniyle yabancı şirketin Türkiye'de kazanç elde ettiği sonucuna varılan durumlarda 23/14 istisnasının reddedildiğini görüyoruz.


Ayrıca Türkiye'de başka bir işverende 4/a'lı çalışmaya başlanmış olması, tek başına 23/14 istisnasına engel değildir. Burada belirleyici olan iki işveren arasındaki bağlantı değil, yurt dışı ücretinin kendi başına 23/14 şartlarını taşıyıp taşımadığıdır.
 
Üst