6111 Sayılı Kanundan Doğan Ticari Bilanço Zararı Mahsubu

Üyelik
4 Şub 2013
Mesajlar
69
Konum
istanbul
Merhaba,

Şirketin 2011 yılında matrah artırımından zararı 689 Kanunen Kabul edilmeyen giderlerde beyan etmiş sonucunda Ticari Zarar ortaya çıkıştır. Bu da sonraki yıllarda geçmiş yıl zararı olarak 2014 sonu itibariyle de gözükmektedir.

Öğrenmek istediğim konu bu zararın kardan mahsup edilip edilemeyeceği. Söz konusu 6111 sayılı Kanunun "6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasında, "Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların % 50'si, 2010 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez." hükmü yer almaktadır.Bu hüküm uyarınca, gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, matrah artırımında bulundukları yıllara ait olup indirim konusu yapılamamış geçmiş yıl zararlarının %50'sini, 2010 ve müteakip yıl karlarından mahsup edemeyeceklerdir."

Dolayısıyla çalıştığım kurum bu zararın %50 ni mahsup edebilir mi?

Ederse nasıl bir muhasebe kaydı olmalıdır?
* %50 mahsup ettikten sonra kalan % 50 zarar olarak hep duracaktır. bu 5 yılı geçtikten sonra ya da öncesinde nasıl bir kayıt atılarak bilançodan çıkarılabilir.

Edemez ise nasıl bir muhasebe kaydı olmalıdır?
* %50 mahsup edilemez ise bilançoda gözüken bu geçmiş yıl zararlarını nasıl kayıt atarak öz kaynaklardan çıkarabiliriz.

şimdiden ok teşekkürler,
 

ferhat

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Haz 2005
Mesajlar
5,705
Konum
İSTANBUL
Sayın formdaşım

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı ve Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde, safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecek giderler sayılmıştır.
Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde, geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların, kurumlar vergisi beyannamelerinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla kurum kazancından indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
"Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31/12/2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarlarını bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler.
b) (a) bendi kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden % 3 oranında hesaplanan vergi, beyanname verme süresi içinde ödenir.
c) Bu fıkra kapsamında ödenen vergiler, gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmez; beyan edilen tutarlar ve ödenen vergiler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmez. Bu fıkra uyarınca beyan edilen tutarlar nedeniyle ilave bir tarhiyat yapılmaz."
hükmü yer almaktadır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan 1 seri no.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6111 sayılı Kanun Genel Tebliğinin "Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların Beyanı" başlıklı (C) bölümünde konuya ilişkin açıklamalar yapılmış olup, 6111 sayılı Kanunun 11/2 inci maddesi kapsamında ortaklardan alacaklara ilişkin beyan edilen tutarların "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına alınacağı ve ayrıca nazım hesaplarında takip edileceği belirtilmiş ve konu ile ilgili örnek uygulamalara yer verilmiştir.
Ayrıca, aynı bölümün "4-Diğer Hususlar" başlıklı alt bölümünde ise; 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında ödenen vergilerin, gelir ve kurumlar vergisinden mahsup edilemeyeceği, bu kapsamda beyan edilen tutarlar ile ödenen vergilerin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ile kurumlar vergisi mükelleflerince 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yapılan beyanla ilgili olarak söz konusu tutarların ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine yönelik ilave bir tarhiyat yapılmayacağı açıklanmıştır.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre; şirketiniz 6111 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında beyana konu edilen ve "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilen tutarın, beyannamede kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurum kazancına eklenmesi gerekmekte olup, bu Kanun kapsamında kayıtların düzeltilmesi nedeniyle ortaya çıkan zararın, izleyen yıllarda kurum kazancından indirim konusu yapılması da söz konusu değildir.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede yer alan ödemeler üzerinden vergi kesintisi yapmakla sorumlu olanlar sayılmış olup, anılan maddenin 6/b-i numaralı bendinde ise, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) % 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla, şirketinizce 6111 sayılı Kanunun 11/2 inci maddesi kapsamında kayıtların düzeltilmesi nedeniyle "Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar" hesabına kaydedilen tutar gerçek anlamda ticari bir zarar niteliği taşımadığından; söz konusu zararın, geçmiş yıl kârlarından veya yedek akçelerden mahsup edilmesi halinde, bu mahsup işlemi kâr dağıtımı olarak değerlendirilecek ve mahsubu yapılan tutar üzerinden de kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,516
Konum
İstanbul
Sayın neredekaldI,

5520 sayılı yasa kapsamında yapılamayacak indirim ile TTK kapsamında yapılacak işlemler birbirinden farklıdır. 6111 sayılı yasada bahsedilen mahsup yasağı sadece vergisel nitelik taşır. Yani Kurumlar Vergisi matrahı ile ilgili bir durumdur. Ancak vergilendirmesi yapılmış geçmiş yıl karlarının dağıtımı esnasında bu zarar da ortaklar dağıtılarak 131/331 hesaplara aktarılarak özkaynaklardan tasfiyesi sağlanabilir. Bununiçin bir genel kurul yapmanız ve kardağıtımı kararı alarak gerekli işlemleri yapmanız yeterlidir.
 
Üst