Ynt: Hem Muhasebe Hem Denetim
Önder68 ' Alıntı:
Değerli Meslektaşlar
AB standartlarında kayıt giren mali müşavirler ile denetçiler ayrılmıştır. Kısacası denetçilik AB'de bağımsız bir meslek. Eğer Kamu Gözetim Kurulu AB Standartlarını esas alacaksa, denetçiliğe soyunanlar smmmler defter tutamayacak, ymmler ise tam tasdik yapamayacak. Tabi ki istedikleri zaman denetçilik faaliyetini bırakıp, büro faaliyetlerine dönebilirler. Meslek yol ayrımındadır. Artık iki karpuz bir koltuğa sığmamaktadır. Şimdiye kadar AB Standartlarını göz önünde bulunduran otoriteler kanımca bu önemli durumu da göz önünde bulunduracaklardır.
Saygılarımla
Bu konuda Önder Bey'in görüşleri yerindedir. Şu an için Yeni TTK'da hem defter tutup hemde denetim yapılmasını engelleyen bir hüküm yoktur, ancak bu şekilde de yapılır diye açık bir düzenleme de yoktur. Bu nedenle ikincil mevzuat belirleyici olacaktır. Şu ana kadar gidişat AB'ye göredir.
Açık olan, defterini tuttuğunuz müşterinin denetimini yapmamayacağınızdır (TTK madde 400-e).
Muvazaa konusuna gelince (al gülüm ver gülüm) bu konu herkese çok basit gelsede, TTK'nın cezai hükümleri dikkate alındığında böyle bir uygulama aşırı risklidir. Elbetteki kamikazeler olacaktır. Ancak, denetim yavaş yavaş oturmaya başladıkça bu işlemler ortadan kalkacağını düşünüyorum. Düşünün arkadaşınızın müşterisinin denetimini yaptınız. Tabii ki hiç bir şekilde denetimin gereğini yerine getirmeden sadece imzanızı kullandınız. O da sizin şirketlerinizden birini denetledi. Sonra bu şirket (sizin denetlediğiniz) hakkında bir olay oldu (örneğin malvarlıklarının doğru kayıtlandrılmadığı, stoklarının mevcut olmadığı, kısacası finansal tablolarının doğruyu yansıtmadığı ortaya çıktı) bu durumda denetçi olarak sizde mali tabloları düzenleyen şirket yöneticileriyle birlikte sorumlu tutuluyorsunuz.
"VI - Denetçinin ve işlem denetçilerinin sorumluluğu
MADDE 554- (1) Şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi; şirketin kuruluşunu, sermaye artırımını, azaltılmasını, birleşmeyi, bölünmeyi, tür değiştirmeyi, menkul kıymet ihracını veya herhangi bir diğer şirket işlem ve kararını denetleyen işlem denetçisi ve özel denetçiler; kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur. Kusuru iddia eden ispatlar."
Bu maddeden yola çıkarak, kredi alacaklısı banka, bir alacaklı size karşı da dava açabilecektir. Çünkü siz denetçi olarak o tabloların doğru olduğunu teyit ettiniz. Bir kamu görevi yerine getirdiniz. Ey bu işletmeyle ilgilenenler, bu işletmeyi ben sizin adınıza denetledim. Finansal tabloları doğru ve gerçeği yansıtıyor, güvenebilirsiniz dediniz. Onlarda sizin bu görüşünüze güvenip kredi verdiler, mal sattılar, hatta orada işe girdiler.
Özetle; al gülüm ver gülüm elbetteki olacaktır. Ancak ben şahsen o riske girmem. Girecek olana da, riski hayırlı olsun. Bu meslek (denetim) bu riski almayanlar arttıkça gerçek kalitesine ve yerine ulaşacaktır.