Banka Kaydı

Üyelik
22 Eki 2008
Mesajlar
51
Konum
istanbul
Sizlere sormak istediğim soru , bir limited şirketin resmi olmayan harcamaları için şirketin banka hesaplarından yapılan ödemelerin nasıl değerlendireceği konusudur. Bu ödemeyi kkeg olarak mı yoksa ortağa yapılan bir para çıkışı olarak mı değerlendirmeliyim .
Saygılarımla
 

Tahsin Kurt

Tanınmış Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,153
Konum
İstanbul
Selamlar
Yapılması gereken bunlar olsa da,bunların yapılması sorunu çözmez.Nasılsa adat yürütüp kdv hesaplanmaktadır,o zaman bu uygulamaya devam edilebilir mantığı gütmek hatalı olacaktır.Yapılabilecek en iyi çözüm,gayriresmi harcamaların resmi bankadan yapılmasını engellemek ve buna bir son vermektir.Bu konuda da ortakların dirayetli ve sorunu çözmek için istekli olmaları gerekir.
Saygılar
 
Üyelik
16 Eki 2010
Mesajlar
2,246
Konum
İSTANBUL
Ortaklardan Alacaklara kaydetmeniz ve adatlandırma yapıp KDV hesaplamanız gerekiyor.
Daha doğrusu adat bir yöntem faiz hesaplama sonucudur dolayısı ile adat yöntemi ile faiz hesaplama terimi daha doğru olacaktır. Bu faize KDV uygulanmalıdır.

aslında bu uygulama pratikte yanlıştır yoruma açık bir uygulamadır stopaj uygulamasından kaçış yoluna gidilebilir bu durum tablolarda gerçeği yansıtmayan verilere yol açabilir.

İyi Çalışmalar.
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,496
Konum
İstanbul
Gayrıresmi ödeme banka kanalı ile yapıldıysa ortak hesabına yazılması doğru olmazsa da zorunlu çözümdür. Ortak hesabında ortağın alacağı varsa bu ödeme bir sıkıntı yaratmayacaktır. Böyle bir işlemde adat yoluyla faiz yürütülmesinin ve KDV hesaplanmasının hiçbir dayanağı yoktur. Ödeme "teslim, teslim sayılan haller yada hizmet " olmadığına göre. Yapılmasının da bir izahı yoktur. Ortağın bu borçlanmada hesaben bir alacağının olmaması asıl sorundur. Yeni TTK avansa karpayı ödemesine izin vermekle birlikte yıl içinde hesabı tasfiye edecek kadar kar dağıtımı yapılmaması durumunda bu hesaben defaten kapatılmasını gerektiren bir düzenlemeye sahiptir. Aksi takdirde bu ödeme "Örtülü Ödenek" gizli kar dağıtımı sayılıp yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan gerektirir.

Saygıarımla,
 
Üyelik
30 Nis 2008
Mesajlar
3,824
Konum
İstanbul
Sayın ksimkesyan, bu şirketin ticari faaliyeti ile ilgili belgesiz gider değil, şirket ortağının özel, şahsi harcaması. Özel mesajla sayın Karapınardan edindiğim bilgli bu yönde. Dolayısıyla cevabımı da buna göre verdim. Tabi bana gönderdiği mesajdaki "ortağın özel harcamaları" ifadesini keşke burada da kullansaydı.

Ayırca "Örtülü Ödenek" ve "Gizli Kar Dağıtımı" kavramları ile kast ettiğiniz şey Transfer Fiyatlandırması Yolu ile Örtülü Kazanç Dağtımı olsa gerek.
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,496
Konum
İstanbul
Sayın Koray Karakaya,

"Tabi bana gönderdiği mesajdaki "ortağın özel harcamaları" ifadesini keşke burada da kullansaydı." haklısınız önemli ayrıntı. Ancak genede bahsettiğim ortaklar hesabına yazılması "131 - 331" gerçeğini değiştirmiyor. Bu gibi başka bir sürü benzer sıkıntı da cabası. Örneğin ortağın şirket kredi kartıyla kişisel harcama yapması gibi. Gizli kar dağıtımı ise transfer fiyatlandırması ile ilgili değil. Ortağın şirketten alacağı yoksa şirkete borçlanamaz. Daha önce vergi yasalarıyla getirilen "Avans kar dağıtımı" kuralı vardı. Şirket nasılsa kar dağıtacak karar uygulanana kadar (genel kurul yoluyla) önceden şirketten para almak mahsurlu değil olarak düşünülmüştü. bu uygulama iptal edildi. Kar dağıtımı kararı olmadan şirkete borçlanma genel kurul kararı olmadığı halde fiilen kar dağıtımı yapılmış sayılır ve beyanname verilmesi gerekir. ayrıca da stopaj yapılmamış olması nedeniyle de ( kar dağıtımında kişi ortaklara yapılan dağıtım üzerinden yapılan ) ayrı sorunlar çıkar. Yeni TTK ile buna bir esneklik getirildi. Ancak makul ve izah edilebilir olmalıdır düşüncesindeyim.

Saygılar,
 
Üyelik
30 Nis 2008
Mesajlar
3,824
Konum
İstanbul
Dediklerinize büyük ölçüde katılıyorum, ancak bu da özellikle kurumsallaşamamış şirketler açısından ülkemizin bir gerçeği. Vergisel açıdan değerlendirdiğimiz zaman 131 bakiyesine adat faizi hesaplamak zaten paranın ortağa bedelsiz olarak kullandırılması ve TFYÖK oluşmasını engellemek için yaptığımız bir şey. Ancak tabi bu durumda geçici olmalı, yoksa kümulatif olarak üst üste birikiyor ve sorun içinden çıkılmaz bir hale geliyor.
 
Üyelik
22 Eki 2008
Mesajlar
51
Konum
istanbul
Sayın Koray Bey zannedersem eksik bilgi paylaştım. inşaat şirketiyiz . Şirket ortaklarının şirketin yaptığı işle ilgili olarak harcamaları ve ödemeleri bulunmaktadır. Örneğin belgesiz nakliye ödemeleri işçi ödemeleri ve bunlara ilaveten bunların içinde şahsi harcamalarıda olmakta . Bazen bunlarla ilgili ödemeleri şirketin resmi banka hesaplarından yapmaktalar . Bununla ilgili ne yapmalıyız Aynı zamanda işçiler taşeron olarak çalışmakta işin durumuna göre 3 gün 5 gün çalışıyorlar Bunlar ile ilgili ödemelerde şirket ortakları tarafından gayrıresmi yapılıyor . Bankadan ödeme yapılamıyor Çünkü inşaat işi yapan arkadaşlar banka hesabı kullanmıyorlar elden nakit ödeme almak istiyorlar zaten 3-5 gün içindede çıkıyorlar Bütün bu ödemeler için ortakları kullanıyoruz Nasıl bir yol izlemeliyiz
 
Üyelik
30 Nis 2008
Mesajlar
3,824
Konum
İstanbul
Evet verdiğiniz bu yeni bilgiler ile şu ana kadar yaptığımız değerlendirmeler alt üst oldu, zaten şirket te her inşaat işi ile uğraşan firmada olduğu gibi bir birine girmiş. Mutlaka ortakların özel harcamalarının bu banka hesabından yapmalarını engellemelisiniz. Yine de yapıyorlarsa, yapabileceğiniz tek kayıt 131/102. Belgesiz giderler açısından ise bunları bir şekilde belgeye bağlamak zorundasınız,3 gün de olsa 5 günde olsa hizmet erbabı hizmet erbabıdır. Bordroya almanız gerekiyor, yoksa bu karmaşanın içinden ne siz çıkabilirsiniz ne de ben.
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,496
Konum
İstanbul
Sayın Koray Karakaya,

Çok haklısınız...131 331 hesaplarla ilgili 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme kangren olmuş bu meseleyi ( daha önce kaynaksız olarak beyan edilen nakitler de dahil olmak üzere ) çözmek içindi. Hep geçici olduğunu söylemiştim nitekim öyle olduğu ayan beyan ortada. arkadaşımızın konu ile ilgili olarak söyledikleri de başka gerçekleri de ortaya koyuyor. konuya salt bu yönden bakınca 131-331 hesapları tek kalemde kullanmaktan başka çaresi yok, ki bu yöntem de yanlış ayrı mesele. İnşaat işinde 3 5 gün çalışan işçiler herhalde sigortasızdır, bu arada bir kaza olsa sonuçlarını bir düşünün. 131 için adat uygulamasını da uygun bulmam, bu gibi bir durumda süreklilik arzedeceği tabidir. Bu süreklilik "İkrazat" sayılacaktır ki mali açıdan çok daha fazla sorun yaratır. Faizle borç para verip almak ancak Bankalar a mahsustur ve tabiki özel izne tabidir.

Saygılar,
 
Üyelik
22 Eki 2008
Mesajlar
51
Konum
istanbul
Çalışanlar bordroda gösteriliyor ödemeleri banka yoluyla yapılmıyor . Ortaklar elden ödeme yapıyorlar . Burada elden yapılan bu ödemelerle 335 hesabını kapatabilirmiyim örneğin ortaklarla perseonele borçlar hesabını çalıştırabilirmiyim
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,496
Konum
İstanbul
Sayın Koray Karakaya,
Gerçekten karmaşa üstelik arkadaşlarımız ateşle oynuyor. İnşaat şirketi ve belliki işçiler sigortasız çalışıyor. Çalışma süresi içinde meydana gelecek bir kazada olabilecekleri düşünmek bile istemem. 131 - 331 hesaplar için 6111 sayılı yasa ile sözde çözüm geldi ancak buna başvuranlar da ogünden sonra yine aynı işlemlere devam ettiler. Durum buysa adat yoluyla faiz yürütmek de ortağa faiz faturası tanzim etmek de meseleyi çözmez. Açıkça bu durum İkrazat sayılır ve bu hak ancak izin yoluyla sadece bankalara verilmiştir. Mali açıdan doğacak bu yöndeki sorunlar da ayrı bir konudur.

Saygılar,
 

ksimkesyan

Tanınmış Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,496
Konum
İstanbul
Sayın Karapınar,
4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesinin ikinci fıkrası, 5754 Sayılı Kanun’un 85. maddesi ile değiştirilerek “Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir…”. hükmü getirilmiş ve akabinde de 18 Kasım 2008 tarih ve 27058 Sayılı Resmi Gazete’de “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik” yayımlanmıştır.

Bu düzenlemeye göre 01.01.2009 tarihinden itibaren;

• 4857 sayılı İş Kanunu,
• 854 sayılı Deniz İş Kanunu,
• 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun,
• 818 sayılı Borçlar Kanunu,

kapsamında çalıştırılan ve yönetmelikte belirtilen güvenlik, istihbarat ve gizlilik dereceli tesislerde çalışanların dışındaki işçi, gazeteci ve gemi adamının ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkakı banka yoluyla ödemesi zorunlu hale gelmiştir.
a) Ülke genelinde 10 ve daha fazla çalışan olması halinde,
b) Yapılacak ödemenin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü istihkak olması halinde,
ödemelerin banka yoluyla yapılması zorunludur. Çalışan sayınız 10 kiş altındaysa ödemeleri elden yapabilir, 335 hesabı kapatabilirsiniz.

saygılar
 
Üst