131-331 Hesapta Sınır ?

Üyelik
2 Tem 2014
Mesajlar
56
Konum
antalya
Merhaba, şirket ortağının özel giderlerine ait tutarlar ile bazı faturası olmayan ödemeler için hangi hesabın kullanılması daha doğru olur bir de bu hesaplara işlenen tutarlar ile ilgili bir üst sınır var mı acaba?
 
Üyelik
2 Tem 2014
Mesajlar
56
Konum
antalya
Peki ortak şirkete ait ödemeleri şahsi hesabından veya kredi kartından yaparsa o zaman nasıl bir yol izlemeliyiz. 331 mi kullanacağız. Eğer öyleyse 331 den ortağın kendi giderleri için yapılan ödemeleri de düşebilirmiyiz?
 
Üyelik
28 May 2014
Mesajlar
1,015
Konum
istanbul
331 kullanacaksınız ama ondada faiz gideri hesaplaması var ve mümkün olduğunca az kullanınız. 331 den düşmeniz muhasebe uygulamaları tebliğine göre doğru değil. 2 hesabı ayrı ayrı tutarak ilgili faizlerini hesaplayarak birbirine virman yapılması doğru olandır. Bu arada kanunsal olarak değil ben kendi yaptığım şekilde görüşümü bildiriyorum bilginiz olsun.
 
Son düzenleme:
Üyelik
25 Tem 2005
Mesajlar
95
Konum
izmir
Sayın Zeyder,

Tekdüzen hesap planı açıklamalarına uygun olarak işlemleri 131 ve 331 hesapları ayrı ayrı işleyiniz ay sonlarında birbirlerine virmanlayarak devir bakiyesinin tek hesapta olmasına dikkat ediniz.Ortakların şirkete borçlanması zaten kesinlikle tavsiye edilmez.(Yeni TTK yı inceleyiniz).Ciro ve Aktif büyüklüğüne göre rakamları da gözönünde tutularak büyüklüğü, sürekliliği ve 1 yılı aşıp aşmaması durumunda da borç veren ortak için emsal faiz tenkidi olabilir dönem sonlarında iyi irdelemeniz gerekir.

Saygılar
 
Üyelik
28 May 2014
Mesajlar
1,015
Konum
istanbul
Sayın değirmenci,
Her hesap için kendi içinde faiz hesaplayım taahkuk ettirmek bana daha doğru geliyor.
 

ksimkesyan

Fenomen Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,828
Konum
İstanbul
Sayın Arkadaşlar,

131 331 hesaplar için yazılanlarda maalesef ciddi hatalar var. Birincisi TTK çerçevesinde ikincisi Faiz kavramında. İkisi de mümkün değil. TTK çerçevesinde borçlanma yada alacaklanma ciddi kurallara bağlı alacağı olmayan ortağın 131/331 hesaplarının işletilmesi uygun değil. Yapılan harcamalar (geçici) olarak Avanslarda takip edilmeli ve en kısa sürede kapatılmalıdır. Ortağın şirketten alacağı ancak kar dağıtımı yada avans kar dağıtımı yolu ( özel uygulaması var ) ile ise işeme tabi tutabilir ancak alacak sınırı bu yolla hesabına geçen alacaktan daha fazla olamaz.

Faiz kavramı ile ise bakınca 131 / 331 hesaplara faiz işlenmesi ( adatlandırma ) ikrazat kapsamına gireceğinden tam anlamıyla ateşten gömlektir. ( Tefecilik ) .

Bu kısa yazdığım nedenlerden dolayı yapılan yorumlar tehlikeli olmuş. Uygulanmasını kesinlikle tavsiye etmem.
 
Üyelik
28 May 2014
Mesajlar
1,015
Konum
istanbul
sayın ksimkesyan, işlemlerin fazla yapılmaması tavsiyesinde bende bulundum ama şirket sahiplerinin bazen şirket için aldığı demirbaşı kendi kredei karı ile,yada şirket kredi kartıyla şahsi harcamalar yapabiliyor. Bunun önüne geçmekte çok mümkün olmamakta Faiz kavramı konusunda ne kadarda tefecilik desenizde oranları açıklayan merkez bankasıdır. Hesaplamamak hesaplamaktan daha büyük suçtur.

2. Konu şirketin geçmiş dönem karı var ve iş yeri sahibi para istediğinde bu parayı avansa atmak doğru olmayacaktır. TTK ya uyacağım diye muhasebe uygulamaları tebliğini ezmiş olacaksınız. Tabiki bizde yapılmasının taraftarı değiliz ama iş yaşamında olağan şeyler. Zaten bunn farkına varan yetkililer TTK'nın ortaklar için kısmını biraz daha hafifletmişlerdir.Ortağa ödenen paralarda Direk elden yerine banka transferi ile yapılması gerekmektedir. Ticaret kanunu ne kadar ortaklar hesabının kullanılmamasını söylesede önemli olan son adliyenin vereceği karardır.Bunu unutmamak gerekir.
 

ksimkesyan

Fenomen Üye
Üyelik
22 Mar 2013
Mesajlar
2,828
Konum
İstanbul
sayın ksimkesyan, işlemlerin fazla yapılmaması tavsiyesinde bende bulundum ama şirket sahiplerinin bazen şirket için aldığı demirbaşı kendi kredei karı ile,yada şirket kredi kartıyla şahsi harcamalar yapabiliyor. Bunun önüne geçmekte çok mümkün olmamakta Faiz kavramı konusunda ne kadarda tefecilik desenizde oranları açıklayan merkez bankasıdır. Hesaplamamak hesaplamaktan daha büyük suçtur.

2. Konu şirketin geçmiş dönem karı var ve iş yeri sahibi para istediğinde bu parayı avansa atmak doğru olmayacaktır. TTK ya uyacağım diye muhasebe uygulamaları tebliğini ezmiş olacaksınız. Tabiki bizde yapılmasının taraftarı değiliz ama iş yaşamında olağan şeyler. Zaten bunn farkına varan yetkililer TTK'nın ortaklar için kısmını biraz daha hafifletmişlerdir.Ortağa ödenen paralarda Direk elden yerine banka transferi ile yapılması gerekmektedir. Ticaret kanunu ne kadar ortaklar hesabının kullanılmamasını söylesede önemli olan son adliyenin vereceği karardır.Bunu unutmamak gerekir.

Sayın ugrcadir,

Yazdıklarınıza katılmam mümkün değil. Tefecilik dediğim konu doğrudan Vergi yasaları ile ilgilidir, oranları açıklayan merkez bankasıdır demek büyük hata, ne alaksı var. Vergi ve bağıl konularda karar ve oran veren doğrudan doğruya Mali idaredir. Merkez bankasının açıkladığı ve mali idarenin referans verdiği tek oran Reeskont oranıdır ki bu konu ile asla ilgisi yok.

Avans konusunu da tamamen yanlış anlamışsınız. İki şeyden bahsettim "Kar Dağıtımı Avansı" bambaşka bir konu zaten girmeyeyim burada. Diğeri ise şirket kartlarıyla yapılan harcamaydı ki bunu harcama avansına atın ve en kısa zamanda tahsil edin demiştim. Bunun ortağın 131/331 hesabıyla alakası yok. Kaldıki "Ortağın şirketten alacağı ancak kar dağıtımı yada avans kar dağıtımı yolu ( özel uygulaması var ) ile ise işeme tabi tutabilir ancak alacak sınırı bu yolla hesabına geçen alacaktan daha fazla olamaz." demiştim bunu da gözardı etmişsiniz.

En önemli ayrıntı ise şu; TTK amir yasadır, Vergi yasaları TTK üzerinde değildir, Muhasebe Uygulamaları Tebliği (leri) ise sadece hesap kullanım düzenlemelerin anlatır vergilendirme tekniklerini değil.

131/331 hesaplarının kullanılıp kullanılmamasından bahsetmez TTK, Ortakların şirketten borçlanıp / alacaklanması konusundan bahseder ve bunun şartlarını dikte eder. Bu hesapların kullanımındaki vergisel boyutu ise Vergi yasaları düzenler. Bunları da birbirine karıştırmayalım.
 
Üyelik
28 May 2014
Mesajlar
1,015
Konum
istanbul
Sayın ksimkesyan,

Adat hesaplaması konusunda Mahkemeler bile Kesin ve net görüşlerini dile getiremezken siz Kesin görüş dile getirebiliyorsunuz. Sizin "Tefecilik" tabiri ile ifade ettiğiniz konu
borçlar hukukunda faiz adı altında geçmekte ve yasal bir faaliyettir. Şirket ortağa verdiği parayı bankaya vadeli hesaba verse ordan bir faiz geliri olacak ortan şirkete "Borçlanarak" şirketi bu hakkından mağrur bırakmaktadır.

Kar dağıtım avansları yılda 1 Kez yapılabiliyor. Konu derin bencede girmeye gerek yok Ama size şunu söylemek İş yeri sahibinin kredi kartı ile yaptığı harcamalarda ttkdan kaçmak için avansa atmak. Eğer doğru diyosanız haklısınız der geçerim.

TTK için amir yasa demişsiniz ama uygulama tebliğini ise sadece o hesapların nasıl kullancağını anlatan bir kitap olarak geçmişsiniz. Sayın ksimkesyan Unutmamaınız gerekir ki Bağımsız denetçilerin ilk baktıkları şey Muhasebe Uygulamaları tebliğinin doğru gerçekleştirip gerçekleştirilmediğidir. Başka bir ifade ile Muhasebenin temelidir. Siz Temeli olmadan muhasebe yapıyorsanız Haklısınız der geçerim.

Ortaklar Hesabının kullanılması konusunda bende kesinlikle taraftar değilim. Ama adat faiz hesaplamasının ve Kdv'ye tabi edilmesinin taraftarıyım. Çıkarılan TTK'nın ortaklar hesabının kullanılmasını yasaklasalar bile Hala ülkemizde Kasa ve Ortaklar cari hesabı affları konuşulmakta. Bunlar Amir yasanın oturduğunun işaretleri olduğunu saymıyorum.

Herşeyden önce yazılanlar bir Görüştür. Bir kusurumuz var ise affola
 

nguroy

Tanınmış Üye
Üyelik
2 Haz 2005
Mesajlar
12,415
Konum
istanbul
Ortak şirkete borçlu ise elbette adat hesaplanıp faizi için fatura kesilecek ve kdv de eklenecektir. Maliye zaten bu görüşte.
 
Üst