zirve

GMSİ de İhtiyaç Kredisi faizi

bulent249

Tanınmış Üye
Üyelik
27 Ara 2006
Mesajlar
3,939
Konum
ADANA
Gider olarak yazılamaz. Sadece konut alımı için kullanılan kredilerin faizi, gerçek gider yöntemi seçilerek gider yazılabilir.
 
Üyelik
3 Haz 2010
Mesajlar
194
Konum
iSTANBUL
Sonuçta çekilen kredi konut alımında kullanılmış.. Kredilerdeki ayrımın yasal dayanağı var mıdır? Konut kredisi taşıt kredisi ihtiyaç kredisi v.s her banka kafasına göre kredi türü çıkarıyor çünkü?? Gider yazılabilmesi için illaki isminin Konut kredisi mi olması gerekli?
 
Üyelik
14 Ocak 2006
Mesajlar
1,029
Konum
BALIKESİR
Kendi görüşünüz ile ilgili yasal dayanağınız var mı? Biz burada maliyenin olaylara yaklaşımını ifade etmeye çalışıyoruz.Doğrudur yanlıştır.
Ben ihtiyaç kredisini konut alımı için kullandım diyorsanız bunun ıspatı size aittir. Ispat edebiliyormusunuz? Ben oraya kullandım demekle iş bitmiyor.Bu gibi durumlarda kesin delilerle ıspat etmeniz lazım.Örneğin ihtiyaç kredisi sizin hesaba geçtiğinde sizde satın aldığınız kişinin hesabına gönderdiyseniz ıspat yöntemidir.
Ama ben oraya verdim oldu bitti demekle olmuyor.Zira adı üstünde ihtiyaç kredisi.Maliye size der ki ben nereden bileyim başka ihtiyacında kullanmadığını.
 
Üyelik
3 Haz 2010
Mesajlar
194
Konum
iSTANBUL
Pardon da neden böyle agrasif bir cevap veriyorsunuz. Bilmediğim bir konuda forumun fikrine başvurdum. Hoşuna gitmediyse cevaplama gitsin. Forumun bilirkişisi misiniz.
 
Üyelik
14 Ocak 2006
Mesajlar
1,029
Konum
BALIKESİR
Sayın Lonely_nk birincisi ben size sen diye hitap etmedim.Hitap tarzınızla zaten kendinizi belli ediyorsunuz.Agresif cevap değil benimkisi.Siz krediler ile ilgili yasal dayanak varmıdır deyince sorun olmuyorda ben sizin görüşünüzün yasal dayanağı varmıdır deyincemi agresiflik oluyor.
Forumun bilirkişisi olmak haddim değil amacım da değil.Hata ettim kusura bakmayınız.Bundan sonra sizin müdahil olduğunuz tartışmalara girmem.
 

aşkınbulduk

Tanınmış Üye
Üyelik
20 Ara 2008
Mesajlar
2,381
Konum
istanbul
hayırlı akşamlar,

işletmede kullanılması için kredi kullandı mükellef.bunun ispatı faturalar olurmu ? demirbaş faturaları ? cam-çerçeve-kapı vs..
 

Tahsin Kurt

Fenomen Üye
Platin Üye
Üyelik
5 Nis 2007
Mesajlar
8,593
Konum
İstanbul
Selamlar
Bu konuda kendi görüşümü yazmak isterim.
Öncelikle belirtmem gerekir ki,burada yapılan hiçbir görüş ispat veya dayanak veya da mazeret amacı olarak kullanılamaz,kullanılsa da bildiğiniz üzere kabul görmez.Bizler burada sadece görüş beyan eder,son kararı da soru sahibine bırakırız..
özellikle krediler konusu,suistimale açık olup ispatı da zor olan konulardır.Kredilerde ki ayrımın bariz ölçütü,ihtiyaç veya ticari olmasından öte,işletme faaliyetinde kullanılıp kullanılmadığı ve bunun belgelerle ispatı ile ölçülür.Netice de bir çok işletme,kredi faiz oranlarından yararlanmak için ticari yerine tüketici veya tüketici yerine ticari kredi kullanabilmektedir.Vergi kanunları açısından kredinin cinsi yerine faaliyetle olan ilişkisi irdelenir.Örneğin sorduğunuz sorulardan hareketle çok basit bir örnek vermek gerekirse;ister gerçek ister tüzel kişi olsun,taşıt alımlarında taşıt kredisi kullanıldığında ilk yıl ödenen faizlerin araç maliyetine eklenmesini istemeyen kişi (bunun altında yatan sebebin gider ihtiyacı olduğunu düşünün) tüketici kredisi almaya karar versin.Bu kredinin ilk etapta ne için kullanılacağı belli olmadığından finansman ihtiyacını karşılamak için alındığı varsayılarak ilk yıl faizleri haliyle giderleştirilecektir.Fakat bu işlemde her zaman şöyle bir handikap vardır.Kredinin alındığı tarihlerde yapılmış yüksek bir finansman harcaması veya yatırım var mı?Araştırıldığında araç alındığı görünecektir ve haliyle bu kredinin aslında duran varlık finansmanı olarak kullanılmak için alındığı belli olacaktır.Bu durumda ilk yılki kredi faizlerinin gider değil aslında maliyete yansıtılması gerektiği gibi bir sorunla karşılaşılacaktır.Çoğumuz bu tarz uygulamalarda belki bu şekilde işlem yapıyoruz ama bu bile bana göre bir risktir.Burada aslolan kredinin cinsinden öte ne için kullanıldığıdır.Bu riskide krediyi kullanan kişi veya işletme üstlenecektir.
Sayın aşkınbulduk'un sorusuna gelirsek;
Aslında aynı mantık burda da geçerlidir.Kredi, bu harcamalar için kullanılmıştır iddiasında bulunduğunuzda ve bunuda faturalarla ispat ettiğinizde bunun aksini bana göre kimse iddia edemeyecektir.Hatta (ismini vermeyeyim) bazı katılım bankaları fatura ibrazına karşılık kredi kullandırmaktadırlar.Yani faturayı ibraz ediyorsunuz,banka size kredi kullandırtıyor ama parayı size değil karşı firmaya ödüyor,sonrasında sizden tahsil ediyor..
Şu an aklıma başka bir örnek geldi ki bu hususa da dikkatinizi çekmek isterim.Çünkü bu tip örneklere de rastlamak mümkün..
Bir şahıs firmasının (ister işletme ister bilanço) ihtiyaç kredisi (bireysel) aldığını ve muhasebeye de kayıtlara girmesi için gönderdiğini düşünün..Çoğumuz ilk etapta ne yaparız? (ki aslında yapmamamız gereken) Krediyi alır kayıtlara girer,faizleride bir güzel giderleştiririz.Peki bu krediyle işletme sahibi kendine özel otomobil alsın ve bunu da aktifinde kullanmak istemesin,yani şahsına alsın..O zaman karar verilmesi gereken birkaç alternatif var..
Ya bu kredi, hiç kayıtlara alınmayacak.Ya,kayıtlara alınacak fakat faizler indirim konusu yapılmayacak (kkeg olabilir), fakat fazladan bir nakit para girişi yine sıkıntı doğuracak, veya da bu araç işletme aktifine alınacak.. Sonuçta da işletme sahibiyle ortak bir karara varılması gerekecek..

Netice de baştada söylediğim gibi,kredi konusu suistimale ve ispat yükümlülüğüne açık bir konudur.Hem mevzuat hem de vergisel yükümlülük açısından en doğru şekilde uygulanması gereken konulardır.

Son olarakta şunu söylemek isterim..Sayın metyo'nun yazdığı yorum,agresif bir yorum değildir.Aslında konuşma dili kullanmıştır ve bana da gayet samimi gelmiştir.Neticede aynı soruyu yüzyüze sorduğumuzda alacağımız cevaplarda bundan farklı olmayacaktır.O nedenle bir anlık alınganlık diyelim ve üzerinde bence fazla durmayalım..Allah izin verirse daha çok şeyleri birlikte paylaşacağız,o yüzden birkaç cümle için birbirimizi üzmeye hiç gerek yok diye düşünüyorum...

Saygılar...
 

5520

Katkı Sunan Üye
Üyelik
2 Tem 2012
Mesajlar
330
Konum
ankara
Konut için alınan ticari kredi faizinin GMSİ beyanında indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hk.

Tarih 15/07/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.07.16.01-GVK.2010.125-218
Kapsam
T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANTALYA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü


Sayı: B.07.1.GİB.4.07.16.01-GVK.2010.125-218 15/07/2011


Konu : Konut için alınan ticari kredi faizinin GMSİ beyanında indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.



İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; konut kredisi faiz oranı düşük olmasına rağmen dosya ücreti, ekspertiz ücreti, sigorta gideri ve faiz gideri toplamının, bankalarca verilecek farklı kredi hizmetlerinden yararlanmanız durumunda katlanacağınız masraflardan daha fazla olması nedeniyle, konut alırken farklı kredi hizmetlerinden yararlandığınızı ve aynı zamanda söz konusu konutu kiraya vereceğinizi belirterek, elde edeceğiniz kira gelirini, yıllık gelir vergisi beyanınızda toplarken gerçek gider yöntemini seçmeniz durumunda konut alımı için kullanmış olduğunuz krediyi indirim konusu yapıp yapamayacağınız konusunda özelge talep ettiğiniz anlaşılmıştır.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuza istinaden, E-VDO sisteminde yapılan mükellefiyet kaydı sorgulamanızda, ... Malmüdürlüğü nezdinde gelir vergisi mükellefi olduğunuz anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu belirtilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, maddede yazılan mal ve hakların ticari veya zirai bir işletmeye dâhil bulunduğu takdirde bunların ticari veya zirai kazancın tespitine müteallik hükümlere göre hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 72 nci maddesinde, "Gayrimenkul sermaye iratlarında, gayrisafi hâsılat, 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde o yıla veya geçmiş yıllara ait olarak nakden veya aynen tahsil edilen kira bedellerinin tutarıdır." denilmiş olup, 71 inci maddesinde ise gayrimenkul sermaye iradında safi iratın, gayrisafi hâsılattan iradın sağlanması ve idamesi için yapılan giderler indirildikten sonra kalan müspet fark olduğu hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinde de, "Safi iradın bulunması için, 21 inci maddeye göre istisna edilen gayrisafi hâsılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hâsılattan aşağıda yazılı giderler indirilir:

.........

4. Kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin % 5'i (İktisap bedelinin % 5'i tutarındaki bu indirim, sadece ilgili gayrimenkule ait hâsılata uygulanır. Ancak, indirilmeyen kısım 88 inci maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanmasında gider fazlalığı sayılmaz.),

.......

Gayrimenkul sermaye mahiyetindeki mal ve hakların kısmen kiraya verilmesi halinde, yukarıda yazılı giderlerden yalnız bu kısma isabet edenler hâsılattan indirilebilir.

Mükellefler (hakları kiraya verenler hariç) diledikleri takdirde yukarıda yazılı giderlere karşılık olmak üzere hâsılatlarından % 25'ini götürü olarak indirebilirler. Götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler." hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, aynı Kanunun 21 inci maddesinde; "Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hâsılatın (273 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 01.01.2010 tarihinden itibaren 2.600 TL sı) gelir vergisinden müstesnadır. İstisna haddi üzerinde hâsılat elde edilip beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, bu istisnadan yararlanılamaz.

Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar bu istisnadan faydalanamazlar." hükmü yer almaktadır.

Bu açıklamalara göre, ilgili gayrimenkulün şahsi mülkünüz olması durumunda, elde edilecek kira geliri gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilecek olup, gayrimenkul için almış olduğunuz krediyi bu gayrimenkulün iktisabında kullandığınızı tevsik etmeniz ve gerçek gider yöntemini seçmeniz koşuluyla, Gelir Vergisi Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendine göre söz konusu krediye ilişkin faizi gayrimenkul sermaye iradının tespitinde hâsılattan indirmeniz mümkün bulunmaktadır.

Ancak söz konusu krediye ilişkin faizi, ticari kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate almanız mümkün olmadığı gibi, ticari kazancınızı yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olduğunuzdan Gelir Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yer alan istisnadan faydalanmanız mümkün bulunmamaktadır.

Öte yandan, kredi kullanmak suretiyle iktisap etmiş olduğunuz gayrimenkulün, ticari işletmenizin aktifinde yer alması durumunda, ilgili gayrimenkulden elde edilecek kira gelirinin ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirileceği ve buna ilişkin kredi faizinin ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacağı tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.
 
Üst