İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunu Hk.

ZİNDAN

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Eyl 2006
Mesajlar
7,194
Konum
İstanbul
Biliyorsunuz İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yayınlandı arkadaşlar.
01.Ocaktan itibaren de yeni yükümlülükler getirmektedir.Daha önceden beri uygulandığı yerlerde vardı, ancak bundan sonrası artık bütün işyerlerini ilgilendiriyor.
İşyeri hekimi, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı, Sağlık Personeli (Hemşire) vs. bulundurma ve hizmet alma yükümlülükleri getiriyor.
Sizler uygulamada neler yapıyorsunuz?
Firmalarınız bu konular hakkındaki yükümlülüklerini yerine getiriyor mu? Getirecek mi?

Ayrıca bu hekim, hemşire, uzman anlaşması, çalışması vs. nasıl olacak?
Bilgisi olan varmı arkadaşlar?




Teşekkürler.
İyi günler.
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Biz orta ölçekli,değişik işleri,farklı noktalarda işyerleri olan, alt işverenlikleri bulunan işletmeyiz.
Yeni Yasa çıkmadan önce konu İş Kanunu kapsamında iken de alt yapı vardı,şimdi biraz daha yeni duruma göre yeniden şekilleniyor,uyum ve iyileştirme çalışmaları yapıyoruz.
Genel olarak kendi bünyesinde:
-İş sağlığı ve güvenliği birimi; işyeri hekimi ve 1 sağlık memuru ile 1 hemşire, 2 iş güvenliği uzmanı.....var
-İş sağlığı ve güvenliği kurulu....var
-İş ve işin görüldüğü işyerlerine ilişkin risk analizleri....var
-İlk yardım elemanları ....var
-çalışanlara ilişkin yapılan işlerin mahiyeti gereği mesleki eğitim belgeleri....var,görev tanımı değişikliği olanlara istinaden güncellemeler devam ediyor
-Yangınla mücadele,doğal afet grubları........ oluşturuldu,eğitimleri verildi
-Genel manada tüm çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitimi.....verildi
-Lokal anlamda,aynı işi görenlere yönelik daha detaylı ve uygulamalı eğitimler.....verildi,görev tanımı değişenlere yeni eğitimler veriliyor
-Yürütülen işlerin tehlike sınıflarına göre iş mahallinde alınması gereken önlemlere yönelik çalışmalar........periyodik olarak sürekli takip ve kontrol edilerek iyileştirilmeye çalışılıyor.
-Periyodik kontroller yapılıyor olsada,ayrıca işin görüldüğü mahallerde-işyerlerinde buralarda sürekli çalışanlar içinden,(özellikle şef,amir pozisyonundakilere) iş sağlığı ve güvenliği konusunda,önceden eğitim verilmek suretiyle görevliler tayin edildi,bu kimseler iş başlamazdan önce,iş devam ederken ve iş bitmi süreçlerinde ,gerek çalışanlar yönünden ,gerekse işin görüldüğü yerde alınması gereken önlemleri alıyor ,aldırıyor,bir sorun olursa veya olmazdan önce yada ihtimal dahilinde olup karar veremedi ise iş güvenliği uzmanını arayıp gereğini yapmaya çalışıyor,bu noktanın çok faydasını görüyoruz.
(Tabi tüm bu iş ve işlemler kayıt altına alınıyor)
 

ZİNDAN

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Eyl 2006
Mesajlar
7,194
Konum
İstanbul
Sayın Şeref bey, bu anlattıklarınız büyük ve orta ölçekli firmalarda yapılabilir, bunlar için bütçe, zaman, imkan ayrılabilir, personel istihdam edilebilir.Ancak küçük firmalarda 1-10 veya 1-15 arası işçi çalıştıran yerlerde, anladığım kadarı ile dışardan hizmet alınarak sağlanacak.Faydasının özellikle işçiler için kaçınılmaz derecede önemli olduğunu düşündüğüm bu uygulamalar.Olmaması halinde işverene maliyeti, istihdam etmeden daha ağır olduğuda aşikar.Maliyetleri bu firmalar karşılar ve katlanabilir mi? orası ayrı bir boyut ancak.Kafamda bir çok soru işareti var!
Örneğin, hekimin veya hemşirenin dışardan vereceği hizmet nasıl olur? Amaç bir kaza anında olaya müdahele etmesi midir? Yoksa, vereceği bilgiler ve yönlendirmeler ile kaza risklerini en aza indirmekmidir?
Müdahale ise, dışardan belli gün ve saatlerde alınarak bu yapılamaz, bilgi ise, bir hemşirenin bir firmaya her ay, her yıl vereceği bilgiler neler olabilir?
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Haklısınız üstadım.
6331/M.7-a.10 dan az(1-9) çalışanı bulunan çok ve tehlikeli sınıflarda yer alan işyerleri bakanlık tarafından destekleniyor,az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin faydalanmasına bakanlık ayrıca karar verebilir deniyor....muhtemel verilecek...dolayısyle bu işyerlerinin bu konularda masrafı olmayacak,belki ihtiyaç olan bir takım alet ve malzemeleri tedarik edecekelr.
10 veya daha fazla çalışanı olan işyerleri,istihdam yükünü kaldıramıyağına göre,çaresi yok( gibi)çözümü hizmet alımı yapmak.Bu işyerleri bir araya gelerek bu hizmetleri almakla,hem yasal yükümlülüğü yerine getirmiş olacaklar, hemde daha az maliyetle karşılamış olacaklar.
Dışarıdan alınacak/verilecek hizmetler,elbette büyük işyerlerinde olduğu gibi olmayacak,gün bazında dahi sürekliliği olmaz,iş ve çalışan durumuna göre haftada 1 gün 2 saat belki olabilir.Zaten işyeri hekimleri, işyeri tehlike sınıfına bağlı olarak, çalışan sayısı da dikkate alınarak ,muayyen süreye tabidirler,yani onlarda da sınırlamalar sözkonusu,fazlasına bakamaz değil,baksada yetkilendirilemez,çünkü kararı-yetkiyi bakanlık veriyor.
İşyeri hekimi,sağlık memuru , hemşire ve uzmanın dışarıdan vereceği hizmetler elbette sınırlı olur,sürekli işyerinde olamyacaklarından daha çok yasal yükümlülüklerini(M.8) yerine getirmek isterler ve dediğiniz gibi de vereceği bilgiler,yönlendirmelerde bulunurlar,onun ötesinde katma değer sağlanacağını düşünmüyorum,oysa işveren yükümlülüklerini mutlaka yerine getirmek zorundadır.Bu nedenle işverenin tüm yükümlülüklerini sağlayabilmesinin yolu ortak sağlık ve güvenlik birimi-firmalarından hizmet almak olacak diye düşünüyorum.Çünkü bu hizmet sağlayıcıların bünyesinde,bu yükümlülükleri yerine getirebilecek nitelikte,yetkinliğe sahip kimseler genelde mevcut oluyor.(tabi bedeli ne olur,bilemem)
 

ZİNDAN

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Eyl 2006
Mesajlar
7,194
Konum
İstanbul
Evet haklısınız sayın şeref bey.
İnsanlar şimdiden çalışanlarını 10' un altına düşürmeye başlamışlar bile.Ek masraf çıkmasın diye. :)
Bir de aklıma takılan, işyerlerinin tehlike derecelerini nereden bulabiliriz, Sgk' nın sitesinden atadığımız nace kodları ile de alakalı olacak sanırım bu.Sınıflandırma az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli diye mi ayrılıyor.
Bir metal işleme fabrikasının ki çok tehlikleli oluyorsa, bir bakkalınki az tehlikelimi olur?
Mesela muhasebe bürosunun ki neden az tehlikeli olsun? Her işte bir tehlike vardır dan mı hareket ediliyor.
Yoksa bu üç sınıfada girmeyen bir tehlike sınıfı var mıdır? Tehlikesizler gibi?
 
Üyelik
18 Ağu 2011
Mesajlar
343
Konum
İstanbul
Sn Zindan, İSG kanununda az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıflandırması için yönetmelik çıkacağı yazıyor. Ancak bu durumda işyerinin sınıfını öğrenebiliriz. Ancak yasanın yürürlüğe girmesine 40 günden az zaman kalmasına rağmen yönetmelik henüz çıkmadı.
Dediğiniz gibi 3 sınıf olacak. Büroda çalışan üretim yapmayan çoğunlukla hizmet üreten işletmelerin az tehlikeli statüsünde olmasını bekliyoruz. Çok tehlikeli sınıfında maden, inşaat, ağır sanayi vs yer alacaktır. Arada kalanları tehlikeliye dahil edeceklerini düşünüyoruz. Malesef bunlar henüz varsayım.

İSG uzmanları ile yaptığım görüşmelerde işyeri hekimi desteğinin dışarıdan alınması ile ilgili olarak da Bakanlığın hesaplama ile ilgili olarak bilgilendirme yapacağını düşündükleri iletildi. Mevcut hesaplamalara göre işyeri hekimi için 30 kişi çalıştıran bir kurum ayda 2-3 saat bu hizmeti dışarıdan almalı gibi görünüyor.

İSG uzmanı çalıştırma ise mutlaka yapılmalı. Çünkü yasa risk değerlendirmesi, acil durum eylem planı gibi spresifik konuları zorunlu tutuyor. İK uzmanlık alanına çok girmeyen bu konular ile ilgili dışarıdan ciddi destek alınmasını uygun görüyorum.
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
6331/M.9-İşyeri tehlike sınıfları bakanlıkca çıkarılacak tebliğ ile tespit edilir diyor.Takip edebildiğim kadarıyle henüz yayınlanmadı ancak benimde anlamadığım,mevcut halde her işyeri sicil numarasına ilişkin zaten tehlike derecesi var olduğu halde neden benzer şekilde ikinci bir tespitin yapılmasına ihtiyaç duyulduğu,farklı bir sebeb olmalı!..
Evet tehlike dereceleri dediğiniz gibi(çok tehlikeli-tehlikeli-az tehlikeli şekilde) sınıflandırılmıştır.
Bu olayın özünde de,işyeri tehlike sınıfı ile bu sınıf kapsamında çalışan sayısı noktaları önemli.
Elbette metal işleme fabrikası ile bir bakkal dükkanı bu manada eşit olamaz,keza muhasebe-satınalma-büro faaliyetleri vs.burada aranan,işin görülmesinde "iş sağlığı ve güvenliği"yönünden oluşan-oluşacak risk unsurları olsa gerek.
Bana göre tehlikesiz iş yok,bu kapsamda her işe ilişkin alınması gereken mutlak bir önlem(ler)konusu var
saygılarımla...
 
Son düzenleme:
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
İSG uzmanları ile yaptığım görüşmelerde işyeri hekimi desteğinin dışarıdan alınması ile ilgili olarak da Bakanlığın hesaplama ile ilgili olarak bilgilendirme yapacağını düşündükleri iletildi. Mevcut hesaplamalara göre işyeri hekimi için 30 kişi çalıştıran bir kurum ayda 2-3 saat bu hizmeti dışarıdan almalı gibi görünüyor.

İSG uzmanı çalıştırma ise mutlaka yapılmalı. Çünkü yasa risk değerlendirmesi, acil durum eylem planı gibi spresifik konuları zorunlu tutuyor. İK uzmanlık alanına çok girmeyen bu konular ile ilgili dışarıdan ciddi destek alınmasını uygun görüyorum.
Bir önceki iletimde "benim anlamadığım dediğim husus)yeniden belirlenecek tehlike sınıfları,5510-kısa vadeli sgorta kolları prim tarifesi dkkate alınarak yeniden belirlenecek(6331/M.9)

İşyeri hekimleri, belirlenecek tehlike sınıfındaki kişi/işci başına aylık belirlenen saat/dk.üzerinden çalışır ve çalışacaklar.Örneğin az tehlikeli sınıfta bir işyeri ve 70 çalışanı var ise,bu işyerine ilişkin işci başına ayda 15 dk.isex70=1.50 dk:60=17.50dk ayda.

İş güvenliği uzmanı yönünden sn.BSEdanışmanlık beyin dediği gibi konu önemli ama küçük işyerleri için yine maliyet problemi var,hizmet alımı yada kısmi süreli çalışma/çalıştırma yöntemi ile çözülebilir,burada dikkat edilmesi geren nokta, işyeri tehlike (çok,az,tehlikeli) sınıflara göre istihdam edilecek yada hizmet alımı yapılacak kimsenin, tespit edilen bu tehlike sınıfına uygun A-B-C sertifika sahibi uzman olmasıdır.
 
Son düzenleme:

ZİNDAN

Moderator
Forum Yönetimi
Üyelik
6 Eyl 2006
Mesajlar
7,194
Konum
İstanbul
30 Haziran 2012 Tarihli Resmi Gazete
Sayı: 28339

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

Kanun No. 6331
Kabul Tarihi: 20/6/2012

BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Geçici Hükümler

Yürürlük


MADDE 38- (1) Bu Kanunun;

a) 6, 7 ve 8 inci maddeler;

1) Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,

2) 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,


3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

b) 9, 31, 33, 34, 35, 36 ve 38 inci maddeleri ile geçici 4, geçici 5, geçici 6, geçici 7 ve geçici 8 inci maddeleri yayımı tarihinde,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

yürürlüğe girer.
50' den az ve "az tehlikeli" sınıfında yer alıyorsa 01.07.2014 tarihinde,
50' den az ve "tehlikeli ve çok tehlikeli" sınıfında yer alıyorsa 01.07.2013 tarihinde,
3.bentte anlatmaya çalıştığı ise, bunlardan biri değilseniz, ki o da 50' den fazla çalışanınız varsa "tehlike derecenize bakılmadan" 01.01.2013 yılında kanuna tabi demeksiniz yorumunu çıkarıyorum ben.
Diğer arkadaşlar yanlışım varsa düzeltin lütfen.
 
Son düzenleme:
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
sadece 1 işçi çalıştıranların durumu ne olacak
-6331/M.1-AMAÇ-Amacı kapsamında,değilmi ki 1 işci çalıştıranda bir işveren ,işin görüldüğü yerde işyeri olduğuna göre bu kapsamdadır.Zira,M.7 "on dan az çalışanı bulunan" dediğine göre bu işyeri bu kanun kapsamındadır,merak etmeyin bu madde(7) kapsamında devlet desteği olacak,belki kısmen alet,malzeme masrafınız olur ama burasıda işyeri olduğuna göre yinede dikkatli olmalısınız,zamanla şekillenecek takip edelim.
-6331/M.2-KAPSAM VE İSTİSNALAR-(1)"Bu Kanun;kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine.......faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır"
(2)-istisnalar,belirtildiği gibidir,sizin faaliyetiniz bu kapsam(lar)ın dışında ise sizin işyerinizde dahildir.
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
50' den az ve "az tehlikeli" sınıfında yer alıyorsa 01.07.2014 tarihinde,
50' den az ve "tehlikeli ve çok tehlikeli" sınıfında yer alıyorsa 01.07.2013 tarihinde,
3.bentte anlatmaya çalıştığı ise, bunlardan biri değilseniz, ki o da 50' den fazla çalışanınız varsa "tehlike derecenize bakılmadan" 01.01.2013 yılında kanuna tabi demeksiniz yorumunu çıkarıyorum ben.
Diğer arkadaşlar yanlışım varsa düzeltin lütfen.
Baktım bende aynı sonucu çıkarıyorum.
 
Üyelik
18 Ağu 2011
Mesajlar
343
Konum
İstanbul
50' den az ve "az tehlikeli" sınıfında yer alıyorsa 01.07.2014 tarihinde,
50' den az ve "tehlikeli ve çok tehlikeli" sınıfında yer alıyorsa 01.07.2013 tarihinde,
3.bentte anlatmaya çalıştığı ise, bunlardan biri değilseniz, ki o da 50' den fazla çalışanınız varsa "tehlike derecenize bakılmadan" 01.01.2013 yılında kanuna tabi demeksiniz yorumunu çıkarıyorum ben.
Diğer arkadaşlar yanlışım varsa düzeltin lütfen.
Doğrudur Sn Zindan.
 
Üyelik
21 Eki 2012
Mesajlar
1
Konum
ist
yapılması geren dışarıdan bir iş güvenliği uzmanıyla anlaşarak periyodik aralıklarla kurumunuzun eksiklerini gidermesini sağlamak ve mevzuata uygun hale getirmek olacaktır
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Ç.S.G.B-Mevzuat bilgi sistemi bölümünde;
1.İş Kolları Tüzüğü
2.İş Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü
3.Yapı İşlerinde İşci Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü
aktif olarak yerini korumakta,muhtemelen bu Kanuna(6331)aykırı olmayan hükümleri yürürlükte diyebilirmiyiz?
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Daha öncede benzer durum forumumuzda paylaşılmıştı.
Bugün yine çsgb-"alo 170" aradım,bahsekonu tüzüklerin yürürlüklerini sorduğumda, cevaben "evet yürürlükte" denildi.
4857-Geçici madde.2-"1475 sayılı Kanuna göre halen yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümleri yeni yönetmelikler çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır."
Bu çerçevede;
1.İ
ş sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü(Dayanak:1475 sayılı İş Kanunu,R.Gazete-1974)"İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde......."
2.Yapı işlerinde işci sağlığı ve iş güvenliği yüzüğü(Dayanak:1475 sayılı İş Kanunu R.Gazete-1974)"İş Kanunu kapsamına giren yapı işlerinde......."
3.İş kolları tüzüğü(Dayanak 2821 sayılı sendikalar Kanunu,R.Gazete-1983)"Bu tüzüğün amacı ............"
-Öncelikle belirtelim tüzükler,yönetmeliklerin üzerinde(normlar hıyaraşisi)
-Mevcut yönetmelik(lerin)hükümleri belkide muhtevası ,baksekonu tüzük(leri)hükümlerini tam karşılamıyor(gibi)
-5763 sayılı Kanun 3 ncü maddesi ile 4857/M.78 de değişiklik yapılmıştı ama M.77 ye dokunulmamıştı,şimdi 6331 ile 4857/M.77 de mülga oldu,(konumuza ilişkin özellikle son fıkrası(çünkü bu fıkrada "tüzük"kavaramı zikredilmişti...)6331 sayılı Kanunda ise"tüzük"kavramı veya bu tüzüklere de atıfda bulunulmamış(bulunulmuş ise lütfen bildiriniz)
-ANCAK;

"Atıflar"başlığı altında düzenlenen Geçici madde 1-Diğer mevzuatta iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak 4857 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.
"Mevcut yönetmelikler"başlığı altında düzenlenen Geçici madde 2de de daha önce yürürlüğe konulan yönetmeliklerin,bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri ,bu Kanunda öngörülen yönetmelikler yürürlüğe girene kadar uygulanmaya devam olunur.

SONUÇ:Başlangıçtan itibaren açıklamaya çalıştığım hususlar çerçevesinde,bahsekonu tüzüklerin akibeti diğer ifadeyle yürürlüğüne ilişkin olarak,her iki geçici madde,özellikle G.madde 1 de "Diğer mevzuatta...."ibaresinden(4857/Geçici madde 2 de ki gibi "tüzük"ibaresi geçmesede)yapılan atıfların bu Kanuna(6331)yapılmış olduğu açık,takip edebildiğim kadarıyle bahsekonu tüzüklerin yürürlükten kaldırıldığına dair açık bir hüküm-mevzuat yok ve hala Bakanlık sitesinde bu tüzükler varlığını da koruyor,dolayısıyle anılan tüzüklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri halen yürürlükte diyebiliriz(diye düşünüyorm)
 
Son düzenleme:
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Tüzükler 30/12/2012 tarihinde yürürlükten kalkacak. (6331-37/ç)
Baktım, gerek"ç", gerekse bu maddenin muhtevası itibariyle (yani 6331/M.37 ye göre) anılan tüzüklerin topyekün kalkacağını anlamakta zorlandığımı söylemeliyim,belki 6331/M.37 doğrultusunda anılan tüzüklerin ilgili hükümleri kalkabilir,çünkü özellikle 2 tüzük de yasal dayanak 1475 sayılı kanun,yani kanunun bir maddesi değil,oysa 4857 ile "M.14"hariç tüm hükümleri yürürlükten kalkmış idi(ama buna rağmen bu tüzükler yürürlükte deniyordu!...) umarım böyle değil,sizin dediğiniz gibidir.
 
Üyelik
25 Kas 2011
Mesajlar
4,749
Konum
ankara
Ayrıca,yine yasal dayanağı 1475 olan"Parlayıcı,patlayıcı,tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışılan işyerlerinde ve işlerde alınacak tedbirler hk Tüzük"sözkonusu.

Tekrar etmek isterim ki;
Yukarıda belirttiğim üzere M.14 hariç bu Kanun yürürlükten kaldırılmış(tır.4857/M.120)
a.1-4857/Geçici madde:1"Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır."
(yani 4857 ye)
a.2-4857/Geçici madde:2"1475 sayılı Kanuna göre halen yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümleri yeni yönetmelikler çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır."(4857 döneminde yeni yönetmelikler çıkmadı mı?çıktı,oysa anılan tüzüklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri halen yürürlükte,)
b.6331/Geçici madde:1"Diğer mevzuatta iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili olarak 4857 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır."( diğer mevzuatta 1475 yapılan atıflar önce 4857 ye yapılıyor,şimdi ise 4857 ye yapılan atıflar 6331 yapılmış sayılıyor,bu itibarla anılan Kanun maddeleri yoluyla bağlantı ve süreklilik sağlanıyor,,böylelikle anılan tüzüklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri yönünden)
Diğer mevzuat dan maksat;bu Kanunlar dışındaki Kanun,tüzük hükümleri,örneğin 6098-yeni BK.Madde 417/2ci fıkrası,4857/G.madde 2 den,6331/G.madde 1 ile devamlılığı sağlanan bahsekonu tüzüklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri gibi.
Yine belirtmek gerekir ki,sözkonusu tüzüklerin muhtevası,mevcut yönetmeliklerin çok üzerinde,geniş,ayrıca anladığım kadarıyle bu tüzükler teknik açıdan mesleki olarak çok güzel hazırlanmış,süreç nereye gidiyor,sonuç ne olur,doğrusu tahmin etmekte zorlanıyorum.(belki benim bilgi eksikliğimdendir,bilmiyorum)
 
Son düzenleme:
Üst